(6762 S. K. m. 56) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.07.2001 tarih ve 2001/571-112 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin oto yedek parçalarını üretip piyasaya sürdüğünü, Mako isimli markanın da uzun süredir davacı adına tescilli olduğunu, davalı Atik Ltd. Şti. tarafından üretilen yedek parçaların davacı adına tescilli olan dizayn ve renk ile aynı kutulara koyarak piyasaya sürdüğünü, diğer davalının da işin pazarlamasını yaptığını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, birleşen dava ile birlikte maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın açıldığı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile dosya gönderilmiş ise de, uyuşmazlığın 551, 554, 555 ve 556 sayılı KHK'lerden ve FSEK'ndan kaynaklanmadığı, asıl ve birleşen davanın TTK. nun 56 ve devam eden maddelerine göre açılan bir dava olup, mahkemenin görev alanına girmediği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştikten sonra dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın açıldığı İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nin 19.04.2001 tarihli nihai kararı ile dava dosyasının (kararı temyiz edilen) İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya, HUMK'nun 193. maddesine uygun şekilde İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gelmemiştir.
Oysa, dosyayı gönderen ticaret mahkemesi ile dosyanın gönderildiği fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, belirtilen yasa maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun suretle kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, esas kaydına bu yönde meşruhat verilip, kapatılarak dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmek gerekirken, davaya bakılarak, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy