(818 S. K. m. 126)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edirne Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.10.2001 tarih ve 2000/423-2001/396 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılardan Osman'ın müşterek murisleri Halil'in 3.9.1989 tarihinde ölmesinden sonra, davalılardan Osman'ın murisin davalılardan kooperatifteki 226 nolu dükkana ilişkin payını, murisin imzasını taklit ederek davalılardan Namık'a 11.9.1992 tarihinde devrettiğini, kooperatifin de sahte devir işlemini uygun bularak tescil ettiğini, devrin mutlak butlan ile batıl olduğunu, müvekkillerinden Mehmet'in bu durumu 1998 yılında öğrenerek davalılardan kardeşi Osman aleyhine Savcılığa şikayette bulunmuş ise de zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek devir işleminin iptaline, muris'in ortaklığının tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Osman vekilleri, müvekkilinin esnaf olmadığı için esnaf olan murisin ortaklığının gerçekte müvekkilinin olduğunu ve aidatları müvekkilinin yatırdığını, murisin ölümünden sonra yazdığı devir dilekçesinde murisin imzasını taklit etmek zorunda kaldığını, sahtelik kastının gerçekte bulunmadığını savunarak, öncelikle bir yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmesi nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Davalı Namık vekili, müvekkilinin sahtelikten, savcılık soruşturması sırasında tanık olarak dinlenirken ilk kez haberdar olduğunu, devir sonrası aidatları müvekkilinin ödemeye devam ettiğini, takipsizlik kararından çok sonra dava açmalarının kötü niyete dayandığını, davacıların murisin ortaklığının akıbetini uzun yıllar takip etmemelerinin hayatın olağan akışına uymadığını, dolayısıyla zımni rızalarının bulunduğunu savunarak, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, devir işleminin 11.9.1992 tarihinde yapıldığı, davanın ise 1.9.2000 günü açıldığı, sahteliğin geç öğrenildiği bir an için kabul edilse dahi, takipsizlik kararının davacılardan müşteki konumundaki Mehmet'e tebliğinin yapıldığı 15.1.1999 tarihi itibariyle de 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçeleriyle davanın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan Osman ile Namık arasında yapılan üyelik devir işleminin iptaline ve murisin üyeliğinin tespit ve tescili istemine ilişkindir.
Davacılar ile davalılardan Osman davalılardan kooperatif üyesi muris Halil'in mirasçılarıdırlar. Mirasçılar arasında zamanaşımı süresinin işlenemeyeceği, Osman dışındaki diğer davalılar yönüyle de BK'nun 126/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek, davanın esasına göre karar verilmesi gerekirken hangi hukuki nedenle zamanaşımının bir yıl olduğunun karar yerinde tartışılıp açıklanmaması suretiyle de yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy