(1086 S. K. m. 440, 442) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) m. 1) (556 S. KHK. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 19.12.2000 gün ve 2000/451-1340 sayılı kararı onayan Dairenin 20.11.2001 gün ve 2001/6935-9184 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin nebati yağ sanayiciliği ile uğraştığı sırada 1963 yılında TERE markasını tescil ettirip bu marka altında margarin üretip sattığını, davalının bu marka ile iltibas yaratacak şekilde TEREM-YAĞ markasını tescil ettirerek ve bu marka ile margarin üretip pazarlamak suretiyle, müvekkilinin markasına yönelik haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzde bulunduğunu öne sürerek, davalının tecavüz ve haksız rekabetinin önlenmesi ile TEREM-YAĞ markasının iptaline ve maddi, manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halen TERE ibaresi ile tescilli markasının bulunmadığını, mevcut olsa bile 5 yılı aşkın bir süreden beri kullanmadığından iptali gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının adı geçen markasını 14.6.1978 tarihinden sonra yenilemediği ve 3.11.1992 tarihinde de ticareti terk ettiği, davacının gerek markasının tescili olduğu 1963-1978 yılları arasında yürürlükte olan Markalar Kanununun 40 ncı maddesine göre, himaye süresinin bitmesinden itibaren 3 yıl içinde yenilememesi gerekse dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK. nun 14/f.1 maddesinde ifade edilen 5 yıllık süre içinde kesintisiz kullanmama halinin gerçekleşmiş olması nedeniyle, davacının marka hakkının düşmüş bulunduğu, davacının ticareti 1992 yılında terk etmiş olması karşısında markanın davacı tarafından kullanıldığından söz edilemeyeceği ve davalının tescilli markasını kullanması nedeniyle eyleminin haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçeleri ile, dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, Dairemizce onanmıştır.
Bu defa davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacının koruma süresi 14.6.1988 tarihinde biten ve yenilenmeyerek hükümsüz hale gelen markasını 3.11.1992 tarihinde ticareti terk etmek suretiyle fiilen de kullanmadığı anlaşılmakta olup, artık fabrikasının 1986 yılında istimlak edilmiş olması nedeniyle markayı kullanamamasının haklı sebebe dayandığı yolundaki iddiasının değerlendirilmediğinin dinlenemeyecek olmasına ve somut olayda varılan sonuç itibariyle, Paris Sözleşmesi ve TRIPS Sözleşmesi hükümlerinin 556 sayılı KHK hükümlerine göre, davacının daha lehine olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 10.120.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 54.550.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 08.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy