(556 S. KHK. m. 16, 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 2002/188-2002/459 sayılı Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı Ülker Gıda ile Davalı TPE Bşk. Tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.07.2003 günde davacı avukatı Teoman Seyithanoğlu gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz davacı dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin önde gelen bisküvi, çikolata ve benzeri gıda maddeleri alanında faaliyet gösteren bir kuruluş olduğunu yurt içinde ve dışında tanındığını, müvekkili adına 24.10.1975 tarihinde tescil edilen DİDO ve daha sonraki tarihlerde ÜLKER DİDO markalarının bulunduğunu davalı Merve Gıda ..... A.Ş. nin aynı emtia sınıfında DİTTO markasını tescil başvurusunda bulunduğunu diğer davalı nezdinde yaptığı itirazların reddedildiğini oysa bu ibarelerin müvekkili adına aynı ve benzer ürünler için yıllar önce tescil edilen markalarla aynı ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve müvekkili, adına tescilli markanın tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek, davalı Enstitü'nün itirazın reddine ilişkin 30.01.2002 tarihli kararının iptaline talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davacılardan Ülker Gıda A.Ş.'nin marka hakkını devretmiş olması nedeniyle dava hakkı olmadığını, tescili istenen marka ile davacılara ait markanın benzemediğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece taraflarca sunulan kanıtlara göre davacılar arasındaki Lisans sözleşmesinin tanzim tarihinin bulunmadığı ancak 18.04.2002 tarihinde notere ibraz edildiği ve ancak bu tarihte 3 ncü kişiler yönünden hüküm ifade edeceği, bu tarihin de, dava tarihinden sonraki bir tarihe tekabül etmesi nedeniyle, davacı Ülker A.Ş. nin böyle bir dava açma ehliyeti bulunmadığı, diğer davacının talebi yönünden değerlendirme yapıldığında DİDO ile DİTTO markalarının okunuş ve telaffuz itibariyle benzer olduğu ve markaların kullanıldığı malın alıcılarının çocuk olduğu dikkate alındığında, davacının meşhur ÜLKER DİDO markası ile davalının tescil başvurusunda bulunduğu DİTTO markaları arasında iltibas olduğunun bilirkişi incelemesine gerek görülmeksizin kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı Ülker Gıda A.Ş. nin davasının aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine, diğer davacının davasının kabulü ile TPE YİDK'nun 30.01.2002 tarih ve B.1.41:TPE.0.01/239-11419 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davacı Ülker Gıda A.Ş. ile davalı TPE vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı TPE vekilinin yerinde görülemeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı Yıldız Holding A.Ş. lehine verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı Ülker Gıda A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Davacı vekili, davanın açıldığı tarihte davaya konu marka diğer davacı Yıldız Holding A.Ş.'ye devredilmiş ise de, tescil henüz diğer davacı adına yapılmadığından dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu iddia etmiştir. Dosya içerisindeki belgelerden markanın dava tarihinden önce davacı Yıldız Holding A.Ş. ne devredildiği anlaşılıyor ise de, markanın henüz anılan davacı adına tescil edilmediği belirlenmiştir. 556 sayılı KHK'nin 16/son maddesi hükmü uyarınca, devrin, tescil edilmediği sürece, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği öngörülmüştür. Bu durumda davacı Ülker Gıda A.Ş.nin dava üzerindeki menfaatinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Öte yandan, davacılar arasında dava tarihinden sonra imzalanan lisans sözleşmesi ile davacı Ülker'e dava hakkı tanındığı gibi, 26.04.2002 tarihinde 556 sayılı KHK'nin 73 ncü maddesi hükmü uyarınca davayı takip yetkisi verilmiştir. Bu durum karşısında, davacı Ülker Gıda A.Ş. nin aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davasının aktif husumet nedeniyle reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bu davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı Yıldız Holding A.Ş. lehine verilen kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı Ülker Gıda A.Ş.-yararına BOZULMASINA, 275.000.000. TL. duruşma vekillik ücretinin avukatlık ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacı Ülker Gıda A.Ş. vekili yararına verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.960.000. TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı Ülker Gıda San. ve Tic. A.Ş.ye iadesine, 01.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy