(4721 S. K. m. 995)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.10.2001 tarih ve 2001/155-908 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı R. A.'ın sahibi olduğu taşınmazla ilgili olarak davalı kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin de diğer davalı limited şirketin yetkilisi Y. A.'dan aynı arsa üzerine yapıldığı söylenen konutlardan bir tanesini satın aldığını ve bilahare davalı kooperatife üye olduğunu, 30.6.1999 tarihli genel kurulda konutların ortaklara tadilat ve ilaveleri kendisi yapmak kaydıyla tahsisine karar verildiğini, müvekkilinin de B Blok 3. katındaki eksiklikleri tamamlayarak teslim aldığını, ancak arsa sahibi tarafından müvekkili aleyhine men'i müdahale davası açıldığını ileri sürerek, müvekkiline tahsis edilen daireye isabet eden arsa payının bir orantı dahilinde bulunacak pay şeklinde müvekkili adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde, davacının ödediği ve yapmak zorunda kaldığı zorunlu ve faydalı masraflar karşılığı 20.000.000.000 TL.nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı R. A. vekili, davalı kooperatifin müvekkili ile yaptığı sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshi istemi ile dava açıldığını, müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin henüz tasfiye edilmediği, kooperatif üyesi olan davacının kooperatiften ayrı olarak tek başına dava açma hakkı bulunmadığı, kooperatif üyeliğinin devam etmesi nedeniyle kooperatife ödediği aidatları da isteyemeyeceği, davalı arsa sahibi ile davacı arasında yapılmış bir sözleşme de bulunmadığından, davacının arsa sahibi aleyhine dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy