(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2001 tarih ve 2001/209 - 637 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.04.2002 taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin müteahhidi olan davalının bankadan kullandığı kredi borcuna karşılık müvekkilinden aldığı 4 milyar lira bedelli çeki teminat gösterdiğini, davalının kredi borcunu ödemediği için bankaca davacı aleyhine icra takibine girişilip bir kısmının tahsil edildiğini, bu arada, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının açılan önceki davada kesinleştiğini ileri sürerek, (3.750.000.000) liranın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili kooperatif ortağı olan müvekkilinin diğer ortaklara da ödeme yaptığını, bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, dava dışı Şekerbank tarafından tahsile konulan 4 milyar liralık çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının önceki davada belirlenip kesinleştiği, davalının ortaklık ilişkisi ve aidat borçları ile ilgili ilişkisinin ayrı olup, dava konusu olay ile ilgisinin bulunmadığı, bu durumda, davacının icra takip dosyasına ödediği parayı istemekte haklı olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, (2.341.853.166) lira asıl alacağa dava tarihinden yasal faiz yürütmek üzere (3.519.138.074) liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 142.533.455 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, 04.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy