(818 S.K. m.50,51,142)
Dava: Taraflar arasında görülen "alacak davası"nın İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.09.2001 tarih ve 00/1375-01985 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Belediyenin yemekhane saymanlığı tarafından Belediye'ye ödenmek üzere, saymanlık hesabının bulunduğu davalı Bankaya, Belediye'nin Bütçe ve Kesin Hesap Daire Başkanı sıfatıyla davalı Fahri'nin imzasıyla çek keşide edildiğini, ( 2.000.000.000 ) TL tutarındaki çekin ( 1.000.000.000 ) TL'lık bölümü için davalı Bankaca düzenlenen Merkez Bankası çekinin tahsil edildiğini, geriye kalan ( 1.000.000.000 ) TL'nın nakit olarak Belediye'ye ödenmiş olması gerekirken bu paranın Belediye hesabında bulunmadığını, bu olay nedeniyle her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek ( 1.000.000.000 ) TL'nın 08.03.1993 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, paranın davacının hesaplarına geçmemesinde davacı çalışanlarının sorumlu olduğunu; davalı Fahri vekili, müvekkilinin bizzat para çekip yatırmadığını, bu konuda yargılanıp beraat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu ile Dairemize ait 04.05.2000 tarihli ilama dayanılarak, her iki davalının da % 50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ( 500.000.000 ) TL'nın davalı Bankadan ( 500.000.000 ) TL'nın davalı Fahri'den dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı E... Bankası vekili temyiz etmiştir.
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının ise, faizin başlangıç tarihi acısından bozmadan önceki 24.12.1999 tarih 1998/1535 Esas-1999/1246 sayılı karara yönelik bir temyizinin bulunmamasına göre aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Ancak dava, davacı Belediye hesaplarında görülmeyen ( 1.000.000.000 ) TL'nın, ödemeyi yapan davalı Banka ile çeki keşide eden belediye görevlisi davalı Fahri'den tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda her iki davalının da % 50 kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK'nun 50 ve 51'nci maddeleri uyarınca ve aynı Yasa'nın 142'nci maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararın tümünü, müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Davacı Belediye, bu hakkını kullandığına, yani müteselsilen tahsil talebinde bulunduğuna göre, mahkemece teselsül hükümlerinin uygulanması gerekirken, davalıların kusurları oranında tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Davanın, talep edilen meblağ bakımından tamamının kabul edilmesine ve reddedilen asıl alacak miktarı bulunmamasına rağmen mahkemece davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen davalı Banka vekilinin tüm, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı Belediye yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy