(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 464) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.03.2001 tarih ve 2000/45-2001/105 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.04.2002 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalıya ait otoparktan çalınıp daha sonra hasarlı halde bulunduğunu, rizikonun oluşmasında davalının kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, sigorta ettirene ödenen 771.616.000. TL. tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, silahlı iki kişinin çalma eyleminde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı yararına bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı aracın park halinde iken çalındığı garaj sahibi olan davalının B.K. nun 464/2 maddesinde öngörülen kurtuluş beyyinesi getiremediği için ve bilirkişice hesaplanan 717.789.076. TL. hasar bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, bozmadan sonra yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda belirtilen 717.789.076. TL. hasar bedeli karar gerekçesinde benimsendiği ve başka bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı halde, dava dilekçesinde talep edilen (771.616.000) TL. nin hüküm altına alınması doğru değil ise de, maddi hataya dayalı olduğu belirgin olarak anlaşılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının ilk bendindeki rakamın 717.789.076. TL. olarak düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu biçimiyle ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy