(818 S. K. m. 42, 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 4.12.2001 tarih ve 2000/390-2001/1550 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.5.2002 günde davacı avukatı N.K. Şenpolat ve C. Yaman ile davalı avukatı M. Özel gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile olan sözleşmenin ihlalinden doğan müvekkili banka zararının İstanbul 5.Ticaret Mahkemesi kararı sonucunda müvekkilince 100 milyar lirası ana para olmak üzere 259.577.047.910 lira olarak tahsil edildiğini, paranın zamanında tahsil edilmesi halinde ticari kredi olarak kullanabilecekken bu olanaktan yoksun kalınarak zarara uğranıldığını ileri sürerek, 30.6.1997 tarihi itibariyle faizle karşılanamayan munzam zarar tutarı 1.883.288.952.190 liranın işlemiş 604.797.321.563 lira faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, asıl alacağa reeskont faizi işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, munzam zarar koşullarının oluşmadığını, faiz isteminin dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.847.877.882.239 liranın ve birikmiş 604.797.321.563 lira faizin davalıdan tahsiline ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce (oluşturulacak yeni uzman bilirkişiler kurulundan zamanında tahsil edilecek paranın ticari kredi olarak kullandırılması halinde yapılacak zorunlu giderlerin ve net kâr kaybının hesaplanmasının istenilmesi ve BK.nun 42, 43.maddelerinin göz önüne alınması gerektiği) noktalarından bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlara ve bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak, çoğunluk bilirkişilerce hesaplanan munzam zarar tutarı 1.180.407.007.367 ve faiz tutarı 402.337.817.664 liraya BK.nun 42 ve 43.maddelerinin uygulanması sonucu 590.203.503.683 lira munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ve 199.095.315.242 lira faizin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin de aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin 2.12.1999 gün ve 1362-426 sayılı ilamında belirtildiği üzere saptanacak munzam zararın BK.nun 42 ve 43. maddeleri hükümleri gözetilerek hüküm altına alınması gereğine işaret edilmiş olmasından hareketle munzam zarar davalarında munzam zararı ortaya çıkaran makro ekonomik göstergelerdeki istikrarsızlık ve enflasyonist baskı gibi olguların zarar sorumlusunu da kaçınılmaz olarak az veya çok olumsuz etkileyeceği gerçeği gözetilerek munzam zarar miktarı kesin olarak kanıtlansa bile BK.nun 43.maddesi uyarınca bir tür tazminat niteliği taşıyan munzam zarar miktarının uygun ve ılımlı bir oranda indirilmesi gerekirken, hiçbir gerekçe ve haklı neden gösterilmeksizin %50 gibi yüksek oranda indirime gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenle de kararın davacı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bankalar Kanununun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-C maddesi gereğince davalıdan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy