(556 S. KHK. m. 7, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.10.2001 tarih ve 2001/137-2001/522 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Pınar markasını uzun yıllardan beri kullandığını ve çeşitli sınıf emtialar için 1975 yılında tescil ettirdiğini 556 sayılı KHK'nun 7/1 ve 8/4 maddeleri gereğince tanınmış markanın aynı ya da benzeri ibarelerinin hangi sınıfta olursa olsun tescilinin mümkün olmamasına rağmen davalının Akpınar Spring 2000 ibaresini 27 sınıfta Otomatik Sulama Teçhizatı emtiasında marka olarak kullanılmak üzere tescil başvurusunda bulunduğunu, tescilin yapılmaması amacıyla davalı T.Patent Enstitüsü Başkanlığına ve red kararına karşı da Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'na itiraz edildiğini, ancak itirazında sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, Enstitü ve Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile marka tescil edilmiş ise markanın da iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mustafa vekili, müvekkilinin soyadını emtiasına marka olarak tescil ettirdiğini, davacı markasının tanınmış marka olmadığı gibi tarafların iştigal konularının da farklı olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını savunmuştur.
Davalı Enstitü vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının Pınar markasının tanınmış marka olduğunu ancak, davalı adına tescil edilen Akpınar Spring 2000 markasında esas unsurun Spring 2000 ibaresi olduğu her iki marka ve tanıtma işareti arasında görsel ve fonetik benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy