(1086 S. K. m. 275) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.6.2001 tarih ve 2000/436-2001/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete ait kamyonun davacıya ait telefon tellerine takılarak zarar verdiğini ileri sürerek, 662.492.376 lira hasar bedelinin dava tarihine kadar işlemiş 955.115.700 lira faizle birlikte toplam 1.657.533.077 liranın asıl alacağa dava tarihinden itibaren %70 faiz yürütülmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, aracın Karayolları Trafik Kanununa uygun biçimde yüklendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıya ait kamyonun taşıma sınırı üstündü havaleli bir yük yüklemek suretiyle telefon tellerine takılmak suretiyle davacı kurumun telefon hatlarına zarar verdiği, davalıya ait kamyon sürücüsünün 8/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, 239.994.980 liranın 18.11.1998 tarihinden itibaren %50 ve değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı şirkete ait kamyonun davacıya ait tesislere verdiği zararın giderimi isteminden ibarettir.Davacı vekili, davacıya ait hasarın 662.492.376 TL olduğunu belirterek, buna ilişkin hasar keşif formunu ibraz etmiştir. 20.4.2001 tarihinde yapılan keşifte dinlenilen bilirkişi Mevlüt Demir, olay sırasında kırılan direkler ile kopan kabloların döviz cinsinden değerini belirtmiş, bunun dışında bir malzeme kullanılması gerekip gerekmediği konusunda görüş beyan etmemiş, davacı tarafından sunulan hasar keşif formuna neden itibar edilmediğini konusunda bir açıklamada bulunmamıştır. Dava konusu tazminat miktarının hesaplanması teknik bir konu olduğundan, mahkemece HUMK.nun 275 ve devam eden maddeleri uyarınca konunun uzmanı bilirkişiden, denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca; davacı vekili, dava dilekçesinde %70 oranında faiz talep etmiş olup, mahkemece %50 ve değişen oranlarda yasal faize hükmedilmiştir. Davacı ve davalı tacir olup,TTK.nun 3.maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve ayrıca 15.12.1999 gün ve 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesinde; arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü avanslar için uygulanan faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans faiz oranına hükmetmek gerekirken, %50 ve değişen oranlarda yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy