(6762 S. K. m. 1269)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 29.1.2002 tarih ve 2001/166-2002/39 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 7.5.2002 günde davacı avukatı M. Akın ve T. Paksoy ile davalı avukatı S. Yelekçi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı müvekkiline ait işyerinde 1.6.2000 tarihinde çıkan yangın sonucunda meydana gelen 752.604.861.659 lira hasar tazminatının ödenmediği gibi, girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçe genel şartlarına uygun koruma ve zararı önlemeye yönelik tedbirleri almadığını, depoda sıkıştırılmış gaz ve kimyevi maddeler bulundurulduğunu, mülkiyeti üçüncü kişilere ait emtiayı kendininmiş gibi göstermeye çalıştığını, takibin haksız ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, sigortalı işyerinde yangın rizikosunun gerçekleştiği hususunun ihtilafsız olup, işyerinde bulunan emtianın cinsi ve niteliği hususunda poliçenin düzenlenmesi sırasında gerçeğe uygun beyanda bulunulduğu, yangında hasarlanan emtianın davacıya ait olmadığı savunulmuş ise de, dava dışı P. G. firması ile davacı arasındaki sözleşmeye göre emtianın kaybı ve hasarı ile ilgili risklerin davacıya ait olduğu ve arzu ettiği taktirde sigorta ettirmek ile sorumlu olduğunun belirtildiği, bu durumda emtia zararının teminat kapsamında olduğu, ekspertiz raporuna enflasyon klozu dışında bir itirazda bulunulmadığı, yangın olayı ile ilgili ceza davasında beraat kararı verilmiş olup, bu yöndeki savunma ve itirazların da yersiz olduğu, davacının sözkonusu risk ile ilgili başkaca sigorta tazminatı olmadığı, bu durumda davalının tespit edilen zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 752.604.861.659 lira asıl alacağa takip tarihinden reeskont faizi yürütülmek üzere toplam 866.750.632.343 lira üzerinden itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yangında zarar gören emtianın mülkiyet sahibi olduğu savunulan dava dışı PG. Firması ile davacı arasında düzenlenen Distribütörlük Sözleşmesinin 6.2. maddesindeki, Mallar PG. Tarafından kendisine veya Distribütörün herhangi bir temsilcisine teslim edildiği andan itibaren, kendine fatura edilen bütün malların kısmi veya tam kaybı veya hasarıyla ilgili riskleri üstlenmektedir. Distribütör, arzu ettiği takdirde sözkonusu mallar için uygun sigorta kapsamını sağlamaktan kendisi sorumludur. Şeklindeki düzenleme karşısında, artık davacının TTK. nun 1269.maddesi anlamında menfaat sahibi olduğunun kabulü gerekmesi karşısında, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasında düzenlenen İşyeri Sigorta Poliçesi genel şartlarının Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortacının Hakları ve Yükümlülükleri başlıklı B.3.maddesinde, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren bir ay içerisinde gerekli incelemelerini tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. şeklinde düzenleme getirilmiştir. Oldukça geniş kapsamlı ve büyük meblağlı zarara yol açan yangın hadisesi ile ilgili zarar tespitini belirleyen ekspertiz raporunun dahi 7.7.2000 tarihinde düzenlenebildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece temerrüt olgusunun poliçe genel şartlarının B.3.maddesi hükmü ve davacı tarafın 7 günlük atıfet mehli tanıyan 1. Ağustos 2000 tarihli ihtarı da tartışılmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, 1.6.2000 tarihinde gerçekleşen risk ile ilgili davalının 2.6.2000 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile buna göre temerrüt faizi hesaplaması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy