(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2001 tarih ve 2001/36-2001/1418 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, aidat ve gecikme faizi borcunu ödemediği için hakkında icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takip dosyasına ödediği 126.000.000-lira dışında davacıya borcunun olmadığını, 1999 yılında kredinin alınamaması nedeniyle müteahhit alacağını üyelerin karşıladığını, 2000 yılında alınan kredi miktarının bu nedenle borçtan düşürülmesi gerektiğini, kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından takibin ana para ve buna dair 35 milyon liralık faiz üzerinden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davalı tarafından 03.11.2000 ve 03.01.2001 tarihlerinde ödenen toplam 80.000.000-liranın dava dışı katkı payına yönelik olduğu, ancak 5 milyon TL. fazla yatan miktarın hesaplamada borçtan mahsubuna karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidatları nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif davalı aleyhine yaptığı icra takibi ile ödenmeyen aidatlar ve gecikme faizini talep etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, davalının davacı kooperatife icra takibinde istenilen miktarda borcunun bulunduğu tespit edilmiş olup, uyuşmazlık, toplu konut idaresinden alınan konut kredisinin davalının borcundan mahsup edilip edilmeyeceği ve edilecek ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu bu noktada hüküm vermeye yeterli değildir. Toplu Konut İdaresinden istenilen kredinin geç alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kredinin zamanında ödenmemesi nedeniyle 23.01.2000 tarihli genel kurulda kredi karşılığı üyelerden 100.000.000.TL. alınması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmiş ise de, bu paranın tahsil edilip edilmediği araştırılmadığı gibi, kredinin ne zaman ve ne miktar ödendiği, ortak başına ne kadar yararlanma sağladığı, kredinin kullanılma usulü ve kooperatifçe hangi amaçla kullanıldığı, artan para var ise üyelerin borçlarından mahsup edilmesi konusunda genel kurul kararına ihtiyaç olup olmadığı hususları üzerinde durulup araştırılmaksızın davalı taleplerinin benimsenmesi ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy