(6762 S. K. m. 1110, 1361) (1086 S. K. m. 517) (Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 4.12.2001 tarih ve 2000/717-2001/560 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı (2.060.400) kg kısa elyaflı selüloz emtiası'nın Rusya-İstanbul taşımasının davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın Türkiye'deki boşaltma limanındaki tahliyesinde (20.800) kg. eksik çıktığını ileri sürerek, (1.523.686.750) TL. noksan çıkan mal bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, konişmentoda yer alan tahkim şartı nedeniyle davanın Moskova'da tahkimde görülmesi gerektiğini, taşıyanın katılımıyla bir tespit yapılmadığı gibi, taşıyıcıya süresinde yapılmış bir hasar ihbarı da bulunmadığı, kaptan tarafından çekilen protesto mektubu ile tahliyenin, yüklemedeki şekil ve şartlarda gerçekleştiği, bu nedenle sorumluluk kabul edilmediğinin bildirildiğini, belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, TTK'nun 1110. maddesine göre, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde konişmento esas olmakla birlikte konişmentodaki hakem şartının çarter sözleşmesine dayanmadığı gibi, HUMK.nun 517. maddesine göre yazılı bir tahkim şartı olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenle davalının tahkim itirazının reddinin gerektiği, sigorta poliçesinde sigorta teminatı altına alınan yolculuğun Rusya-İstanbul yolculuğu olarak belirtilmesi, konişmentolarda ise boşaltma limanının İzmir olduğu yazılarak, boşaltmanın da İzmir limanında gerçekleştirilmesinin ise, yolculuğun sigortalı tarafından değiştirildiği yolunda hiçbir kanıt bulunmadığı, yine sigorta poliçesinde atıfta bulunulan ICC (All Rısks) ve Emtea Nakliyat Sigortası Genel şartlarının 10. maddesine göre, ihbarda bulunmak ve gerekli primi ödemek kaydıyla sigorta teminatının devam ettirilmesinin mümkün bulunduğu, boşaltmanın İzmir'de gerçekleşmiş olmasına rağmen, sigorta şirketince sigorta bedelinin ödenmiş olmasının, sigorta teminatının devam ettirildiğini gösterdiği, kaldı ki sigorta ettiren tarafından verilen ibranamenin aynı zamanda alacağın temliki şartlarını da taşıdığı, bu nedenle aktif husumete ilişkin itirazların yerinde olmadığı, boşaltmadaki noksanlığın taşıyan acentesinin de imzasını ihtiva eden tutanakla tespit edildiği, bu tutanağın TTK'nun 1066. maddesinde belirtilen ihbar mükellefiyetini yerine getirdiği, her ne kadar, gemi kaptanı tarafından çekilen protesto mektubunda boşaltmanın aynen yapıldığı belirtilmişse de, konişmento kayıtları itibarıyla boşaltma risk ve masraflarının taşıyana ait olduğu, mevcut tutanak itibarıyla protesto mektubunun sonucu etkiler nitelikte olmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (1.523.686.750) TL.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-TTK'nun 1110/1.maddesi uyarınca, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde konişmento esastır. Dosyada mevcut 25.11.1999 tarihli üç adet konişmentoda yer alan taşıma mukavelesi ek şartlarına göre, bu sözleşmeden doğan her türlü ihtilafın Rusya Sanayi ve Ticaret Odasındaki Denizcilik Tahkim Komisyonunda çözümleneceğini belirtilmiş olup, gönderilen konişmentoyu ciro ile alıp, bunu ibrazla yükü teslim almada kullandığı anda, konişmentonun şartları ile de bağlanmış olur, tahkim şartının taşıyanla yükleten arasında kararlaştırılmış olduğunu, kendisinin 3.şahıs durumunda bulunduğunu ve bu nedenle konişmentoda kararlaştırılan tahkim şartı ile bağlı tutulamayacağını iddia edemez, konişmentoda yer alan tahkim şartı böylece gönderileni bağlayacağı gibi, TTK'nun 1361. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca davacı sigorta şirketini de bağlar. Mahkemece, kararın gerekçesinde Çarter Party'e atıf bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosyada mevcut Çarter Party'nin 12.4.2000 tarihini taşıyıp, davaya konu uyuşmazlıkla bir ilgisinin saptanamamış olması karşısında, konişmentoda yer alan tahkim şartı uyarınca, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hatalı gerekçe ile işin esasına girilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy