(6762 S. K. m.1304)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 5.12.2001 tarih ve 1999/456 - 2001/697 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline yangın poliçesi ile sigortalı işyerinin, davalıların maliki ve kiracısı oldukları sinemada çıkan yangın sonucu uğradığı hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 45.948.000.000.- TL. sının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. Cemil ve Uğur Tual, zararın davacı sigortalısının işyerinde gerekli yalıtımı sağlamadan patlayıcı ve yanıcı maddeleri depo etmesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Davalı Semahat Orhon vekili, çıkan yangında sinemanın çatısı ve balkonunun yandığını; ancak davacı sigortacısının işyerinde kira sözleşmesine aykırı olarak bulundurduğu yanıcı ve patlayıcı maddelerin sıcaktan parlaması sonucu zararın meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, davacı sigortacısının, yanıcı ve parlayıcı maddelerin bulundurulamayacağına dair Kira Sözleşmesi'nin 8 nci maddesine aykırı davranmak suretiyle, yangının sirayet etmemesine rağmen, bu maddelerin kimyevi özellikleri nedeniyle ısınmalarından dolayı tutuşarak hasara uğramalarından sorumlu olduğu ve ölü şahıslar hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle, davadan önce öldükleri anlaşılan davalılar Hikmet ve Eldeberan hakkındaki davanın dava ehliyeti yönünden, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigortası nedeniyle yangın sirayeti sonucu komşu işyerinde oluştuğu iddia edilen zararın rücu yoluyla tazmini istemine ilişkindir.
Davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, davalı işyerinde meydana gelen yangın sonucu ortak duvarda meydana gelen ısınmadan kaynaklandığı çekişmesizdir. Oluşa göre, ilk bakışta olayla zarar arasında illiyet bulunduğu söylenebilir. Davalı, zarara yol açan parlamanın, işyerinde bulundurulması yasak olan patlayıcı ve parlayıcı maddelerin, davalı tarafından ortak duvardaki raflarda tutulması yüzünden meydana geldiğini savunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda ise, ısının ince duvardan geçip kozmetik ambalajlarını tutuşturabileceği ve spreyleri buharlaştırarak yangının sirayetine yol açabileceği görüşü belirtilmiştir.Bu durumda yangının, sırf bulundurulması yasak parlayıcı ve patlayıcı maddelerin ısıdan etkilenerek mi sıçradığı; yoksa mutat olarak işyerinde bulundurulması mümkün bazı maddelerin ambalajlarının ısı transferinden etkilenerek tutuşmaları sonucu sigortalı işyerinde de yangının başladığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek, yangının sirayet nedeninin, bu konuda uzman bilirkişiler aracılığıyla ve yerinde inceleme de yapılmak suretiyle saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy