(6762 S.K. m.536,549,551)
Dava: Taraflar arasında görülen davadan dolayı Denizli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.12.2001 tarih ve 2000/953-01/982 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların kardeş olduğunu ve Ortadoğu Makine San. Ltd. Şti.'nin ortağı olduklarını ancak davalının şirketi tek başına yönetmeye kalkışıp müvekkilini işyerine sokmadığı gibi kilitlerini de değiştirdiğini, şirket hesap ve defterini gizleyip işlemlerinden müvekkilini haberdar etmediğini, bu şekilde ortaklar arasından güven ilişkisi kalmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık anlatımları, ceza dava dosyası içeriğine göre, iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın davacıyı iş yerine sokmadığı, şirketin kilitlerini değiştirdiği, davalıyı hırsızlık suçlamasıyla şikayet ettiği ve hakkında ceza davası açıldığı, şirketin hesap ve defterlerini kontrol etmesinin engellendiği ve fesih için haklı nedenlerin oluştuğu ancak, tasfiyenin genel kurul tarafından görevlendirilecek tasfiye memurları tarafından yapılacağı gerekçesiyle fesih isteminin kabulüne, tasfiye isteminin ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Limited şirketin 2 ortaklı olması ve ortaklar arasında şirketin feshini gerektirir haklı nedenlerin varlığı da saptanmış olması karşısında, ortaklar kurulunun tasfiye memuru atamaları veya en azından bu konuda uzlaşabileceklerini beklemek doğru değildir. Tasfiyeye ilişkin olarak anasözleşmede özel bir hüküm de bulunmadığından, fesih kararının doğal sonucu olarak tasfiyenin de kabulü ve mahkemece tasfiye memuru atanmasına karar verilmek gerekir iken, yazılı şekilde bu istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy