(6762 S. K. m. 57) (551 S. K. m. 15) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) m. 8) (556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2001 tarih ve 2001/233-1030 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.05.2002 günde davacı avukatı Demet Uslu ile davalı KPR avukatı Filiz Moran geldi, T.C. Türk Patent Enstitüsü tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı KPR şirketi tarafından 25. sınıfa dahil ürünlerde kullanılmak üzere "CYRILISS" marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca reddedildiğini, oysa, müvekkilinin Fransa tabiiyetindeki "Cyrillus SA" faaliyeti ve mamullerinin tüm dünyada çok iyi tanındığını, aynı marka adı altında Türkiye'de de fason üretim yaptırdığını, davalının marka başvurusundaki "Cyrillus" sözcüğünün müvekkili markası ile açıkça iltibas yarattığını ileri sürerek, davalı TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun red kararının iptalini, dava konusu markanın davalı KRP adına tescil edilmiş ise iptalini talep etmiş, birleştirilen davada, müvekkilinin 24. ve 25. sınıf emtiada kullanılmak üzere "CYRILLUS" markasını tescil için davalı TPE'ne başvurduğunu, başvurunun 25. sınıf için reddedildiğini, oysa bu markanın menşe ülke Fransa'da tescilli olup tüm dünyada tanındığını, davalının red kararının Paris Sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE'nin 2.7.2001 gün ve M-960 sayılı red kararının iptali ile, marka tescil başvurusunun 25. sınıf emtia için kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı KRP Ltd. Şti. vekili, "Cyrillus" markasının Türkiye'de tanınmadığı gibi davacı ülkesi Fransa'da dahi tanınmadığını, Türkiye'de tescilli olmadığını, "Cyrillus"un marka adı olmayıp davacı firma unvanı olduğunu, TPE'nin kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, "CYRILLUS" ibaresinin marka olarak değil, firma ismi olarak kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, 556 sayılı KHK.nin 8/III ncü maddesi hükmünün tescilli markaların yanısıra tescil edilmemiş markaların korunmasına olanak sağladığı, anılan maddenin markayı tescil ettirmeden kullanan kimseyi her şart ve halde korumayı amaçladığı, burada 551 sayılı Markalar Kanunu'nun 15/II nci maddesinde aranılan "maruf hale getirme" şartı dahi gerekli görülmeden, daha geniş bir koruma sağladığı, "Cyrıllus" markası Türkiye'de davacı adına kayıtlı değilse de, 1995'ten itibaren piyasada fiilen kullanılması ve TTK.nun 57/5. maddesi uyarınca korunan bir ticaret unvanı teşkil etmesi sebebiyle sahibi davacıya koruma hakkı sağladığı, davalı KRP şirketi adına 25 nci sınıf ürünler için tescil edilmesi halinde, davacı unvanı ile iltibasa yol açacağının kuşkusuz olduğu, Paris Sözleşmesi'nin 8 nci maddesine göre korunmasının zorunlu bulunduğu gerekçesi ile, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının "Cyrillus" adını sadece unvan olarak marka olarak yurt dışında tescil ettirmiş olduğunun tespit ettirilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.920.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 28.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy