(818 S. K. m. 123) (743 S. K. m. 864) (3095 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 10.7.2001 tarih ve 1999/574-2001/1053 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın geçici yönetim ve denetimi görevinin Bakanlar Kurulu kararı uyarınca davalı bankaya verildiğini, bu dönem içinde Bankalar Kanunun 68.maddesi uyarınca zorunlu bankacılık işlemleri dışında işlem yapılamaması gerektiğini, müvekkili bankanın keşidecisi, davalının muhatabı, dava dışı A. Yayıncılık A.Ş.nin lehdarı olduğu ve 750.000 USD. tutarındaki teminat mektubunun bedelini davalının, bu dönem içinde müvekkiline ait davalının yönettiği hesaplarından paraya çevirerek tazmin ettiğini, bu tazmin şeklini davalının hapis ve takas hakkının kullanımı olarak açıkladığını, oysa davalının müvekkilinin tüm alacaklıları gibi iflasın açılmasını beklemesi ve iflas masasına alacak kaydı yaptırması gerekirken, böyle yapmadığını, davalının vekil durumunda olup, BK.na göre de açık bir yetki almadıkça vekilin aleyhe işlem yapamayacağını, davalının yetki ve görevini aştığını, MK. nun 864.maddedeki hapis hakkına ve BK.nun 123.maddesinde alacaklıların rızası dışında takas yapılamayacağına dair hükümlere aykırı davrandığını, takasa konu bir alacak-borç ilişkisinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, tazmin edilen 750.000 USD. teminat mektubu bedeli ile tazmin tarihi olan 10.4.1995 tarihine kadar 91.666.67 USD. işlemiş faiz olmak üzere toplam 841.666.67 USD. nın tazmin tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte aynen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının mektubu paraya çevirmemesi üzerine, müvekkilinin hapis ve takas hakkını kullandığını, Fondan buna cevaz veren görüşte alındığını, davacının alacaklıları aleyhine davranılmadığını, faizin davacının tebliğ ettiği ihtarname tarihinden itibaren başlayabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davalının hapis ve takas hakkına konu olabilecek bir alacağının bulunmadığı, teminat mektubunu bu yöntemle tazmin edemeyeceği, davalının 10.4.1995 tarihinde 750.000 USD. teminat mektubunu 31.317.750.000 lira olarak, 11.4.1995 tarihinde de 3.857.721.900 lirayı faiz olarak davalının davacının yönetime konu emanet havuz hesabından davalının iflasından önce alıp muhasebeleştirdiği gerekçeleriyle, 35.175.471.900 lira toplam alacağın, 31.317.750.000 lira ana alacağa 10.4.1995 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yabancı para üzerinden açılan davalarda, 3095 sayılı Kanuna 3678 sayılı Kanun ile eklenen 4 a maddesinde yazılı oranın üzerinde temerrüt faizi istenmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer, davacının davadan önce davalıya tebliğ ettirdiği ihtarnamede miktarı da gösterilerek temerrüt faizi istenmiş olmasına, dolayısıyla davalıya tanınmış bir atıfetten söz edilemeyeceğine ve esasen bu tür davalarda haksız iktisapta bulunan tarafın temerrüde düşürülmesine gerek kalmaksızın, haksız iktisap tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebileceğine göre de, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davasıdır.
Davalının, yönettiği davacıya ait emanet havuz hesabına el koyduğu 10.4.1995 tarihindeki kur üzerinden, 750.000 USD. bedelli teminat mektubunu hukuka uygun olmayan yöntemle tazmin etmiş olmasına göre, davacı zararı yabancı para üzerinden doğmuş, davalı da yabancı paranın karşılığı kadar haksız yarar sağlamıştır. Bu durumda TL bazında muhasebeleştirme yapıldığından hareketle, TL. üzerinden istirdada hükmedilmesi doğru olmamıştır.
O halde, mahkemece, istem gibi BK.nun 83.maddesi uyarınca yabancı para alacağına aynen hükmedilmek, ancak 3095 sayılı Kanuna 3678 sayılı kanun ile eklenen 4 a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizine karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 4743 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, davalı Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 06.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy