(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 368)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.2001 tarih ve 2000/140-2001/1022 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.04.2002 günde davacı avukatı N.F. ile davalılar avukatı B.S.gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasındaki kredi sözleşmesiyle ilgili düzenlenen 28.04.1990 tarihli tasfiye protokolü ekinde itfa planı saptandığını, müvekkilince bu protokole göre ödemelerin yapılmasına karşın borç bakiyesinin ne olduğu, senet ve çeklerin hangilerinin tahsil edildiği konularında bilgi verilmediğini ileri sürerek, davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak protokol hükümleri gereği müvekkilinin ödemelerinin. Davalı elindeki senet ve çeklerden yapılan tahsilat sonucu faizler dikkate alınarak gerçek borç bakiyesinin ve halen davalı portföyündeki mevcut senet ve çeklerin sayı ve miktarının ve davalının protokol hükümlerine uygun hareket edip etmediğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, menfi tespit yerine delil tespiti amaçlı açılan böyle bir davanın dinlenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı taraf isteklerinin HUMK. nun 368 v.d. maddelerinde öngörülen delil tespiti niteliğinde olduğu, eda davası açma olanağı varken tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, davacının belirli bir miktar borcunun bulunmadığının İİK. nun 72. maddesi gereğince menfi tespit davasına konu etme hakkının bulunduğu, yasal dava koşullarının bulunmadığı, sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 250.000.000 TL. vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 04.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy