(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.04.2001 tarih ve 1999/248-2001/785 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.05.2002 günde davacı muk davalı avukatı ile davalı muk davacı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait Nevşehir-T... ve Van Havaalanında bulunan yerlerin free shop mağazası olarak kullanılmak üzere 02.12.1998 tarihli sözleşmeler ile müvekkilince kiralandığını, havaalanının dış hatları açılamadığı gibi, mağaza açma izninin dahi verilmediğini, bu durumda, fahiş kira bedelinin tenzili için iyiniyetli girişimlerden de sonuç alınamadığından sözleşmelerin haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihtirazi kayıtla ilk aylık kira bedeli olarak ödenen ( 8.502.383.000 ) liranın ödeme tarihinden yürütülecek reeskont oranında temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmelerin yürürlük ve uygulanması ile ilgili ve yine fesih ile ilgili hükümlerinin gayet açık olup, davacıya belli bir yolcu garantisi verilmediğini, davacının tek taraflı sözleşmeyi feshedemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, birleşen 1999/566 Esas sayılı davada da, Milas, Bodrum, Çorlu, Nevşehir, Trabzon, Van, Kayseri Havalimanlarında Free shop olarak kiraladığı yerlere ait toplam ( 27.561.618.796 ) lira kira bedelini ödemediğini ileri sürerek, bu meblağın sözleşme faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davanın davalısı Tekel Gn.Md. vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde sözleşme süresi, tahsis ve teslim esaslarının kararlaştırıldığı halde dava konusu yerlerin kiracıya teslim edildiğine ve teslim alması için temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ve ihtar bulunmadığı, kiracının teslim alması gereken yerler için teslim tarihinden itibaren sunması gerekli projeyi sunmadığı ve işletme iznini de almadığı, kira sözleşmesinin 5/e maddesinde hizmete başlama tarihinin kira ve mali hükümlerin başlangıç tarihi olduğu açıkça belirtildiğinden mali hükümlerin yürürlüğe girmediği sonucuna varılarak, asıl davada 8.502.383.000 TL.nın dava tarihinden yürütülecek % 80 ve değişen oranlardaki reeskont oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Yukarıda da özetlendiği gibi, asıl davada ihtirazi kayıtla ve gereksiz ödendiği ileri sürülen kira parasının istirdadı, birleşen karşılık davada ise, ödenmeyen kira paralarının tahsili talep edilmektedir. Taraflar arasında imzalanan 02.12.1998 tarihli sözleşmeler ve ekleri incelendiğinde, sözleşmelerin her iki tarafa da borçlar yükleyen snallagmatik sözleşmeler olduğu görülmekte olup, sözleşmede süre ve sona erdirme koşullarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. İki tarafa da borç yükleyen böyle bir sözleşmenin yasal ve sözleşme koşulları gerçekleşmeden tek taraflı beyan açıklaması ile feshi mümkün değildir.
Her ne kadar, mahkemece, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca dava konusu yerlerin kiracıya teslim edilmediği, işletme izninin alınamadığı, projenin tastikletirilemediği, bu surette, sözleşmenin kira ve mali hükümlerinin yürürlüğe girmediği gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, esasen, davacı tarafın dava dilekçesinde, kira konusu yerlerin teslim edilmediği gibi iddiası dahi yoktur. Dava dilekçesinde, havaalanlarının dış hatlara açılamadığı, kira paralarının fahiş olduğu, tenkis talebinin reddedilmesi üzerine sözleşmenin feshedildiği açıklanmaktadır. Oysa, sözleşmede, davalının havaalının dış hatlara açma koşulu veya yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kaldı ki, Bakanlar Kurulu'unun 09.10.1998 tarihli kararı ile söz konusu havaalanlarının dış hudut kapısı kapsamına alındığı da anlaşılmaktadır.
Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/c maddesindeki, "kiracı sözleşmenin imzalanmasından itibaren 3 gün içinde tahsis edilen yeri idareden teslim alarak 10 gün içerisinde inşaat tadilat veya dekorasyon projesini DHMİ'ye tasdikletmek üzere sunacaktır" şeklindeki düzenleme, kiralayana değil davacı kiracıya edimler yükleyen bir hükümdür. Kiralananın davacının kusuru veya eyleminden doğan bir sebep ile teslim alınamadığına ilişkin bir delil sunulmuş değildir. Davalı tacir olup, ticari ilişkilerinde basiretli bir tacir gibi davranması, ileriye yönelik yatırım ve projelerinde gerekli hassasiyet ve özeni göstermesi zorunludur.
Bu durumda mahkemece, davacı ( TEKEL )'in sözleşmeyi bozma veya bozma isteğinde haklı olmadığının kabulü ile, asıl ve birleşen davanın bu ilke çevresinde incelenip değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ( birleşen davada davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu taraf yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı ( birleşen davada davalı ) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına taktir edilen 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacı-karşılık davalıdan alınarak davalı-karşılık davacıya ödenmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların isteği halinde temyiz edenlere iadesine 30.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy