(6762 S. K. m. 1299, 1301) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilen 14.11.2001 tarih ve 2001/346-902 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurla çarpması sonucu oluşan 1.053.663.000 lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına 4.8.1999 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili ile davalı Güven Koll. Şti. vekili ve davalı Halil İbrahim, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
TTK.nun 1299,2918 sayılı KTK.nun 98/1,99/1.maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, dava dilekçesinde davadan önce davalılardan ödeme talebinde bulunduğu halde sonuç alınamadığı belirtilmiş, dilekçesindeki delil listesinde de rücu yazılarına dayanılmıştır. Mahkemece,başvuruya ve tebliğine ilişkin belge varsa davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, (bu tarih, davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden önceye ait ise davacı sigorta yönüyle sebepsiz zenginleşme meydana gelmemesi bakımından ödeme tarihinden), tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren mümeyyiz davalı bakımından temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, davalılardan sigorta bakımından da faize başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle,davalılardan sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 1.7.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy