(551 S. KHK. m. 157, 161)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.6.2001 gün ve 2001/71-2001/58 sayılı kararı onayan Dairesi'nin 20.11.2001 gün ve 2001/8870-9773 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Anonim Şirket adına tescili yapılan faydalı model belgesinin kamu düzenine aykırı olduğunu, bu modelin proje çalışmalarında, KKK.lığı 1010 Ana Tamir Fabrikası personelinin katkıları bulunduğunu ve modelin yenilik niteliği taşımadığını öne sürerek dava ve birleşen davada anılan modelin hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, öncelikle itiraza ilişkin dava şartının yerine getirilmediğini, söz konusu modelle ilgili olarak daha önce davacı tarafa satış yaptıklarını, satış sözleşmesinde Patent hakkının müvekkiline ait olduğunun belirtildiğini, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı TPE vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini belirterek, davanın reddini istenmiştir.
Mahkemece, faydalı model belgesinin yayınlandığı tarihten itibaren üç ay içinde itiraz edilmediği için dava açılamayacağı ve davalı Enstitüye husumet düşmeyeceği gerekçeleriyle, asıl ve birleşen dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, Dairece davacının 551 sayılı KHK.nun 157. maddesi uyarınca faydalı model isteme hakkına sahip olduğunu ileri sürmediğinden, 161 madde gereğince ilandan itibaren üç ay içinde Enstitüye itirazın bildirmesi gerekirken böyle bir itirazda bulunmadığı, dolayısı ile davada itiraz şartının gerçekleşmediği gibi, kamu düzenine aykırılık nedeni olarak öne sürülen ordunun silah tedarikinde güçlüğe düşeceği iddiasının dinlenemeyeceği, zira kamu düzenine aykırılığını münhasıran buluşun kendi bünyesinden ileri gelmesi halinde söz konusu olabileceği, ancak böyle bir iddiada da bulunulmadığından bahisle karar onanmıştır.
Bu defa davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacı göre, vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, davacı Hazine olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 19.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy