(6762 S. K. m.516)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2001 tarih ve 2001/648 - 1165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin diğer davalı ile birlikte ortağı olduklarını, davalının kendi kendisine genel kurul yaparak şirket sermayesini artırma kararı aldığını, bu kararın sahte imzalar ile usulsüz olarak alındığını, davalının şirketi gereği gibi yönetemediğini ileri sürerek, sermaye artırımı kararının iptalini, şirkete kayyım atanmasını, şirketin aktif ve pasifinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sermaye artırımının yasal prosedüre uyarak şirket muhasebecisi tarafından gerçekleştirildiğini, davacıların müvekkilinin çalışmalarını engellemek için bu yolu seçtiğini, artırılan sermayenin ayni olarak müvekkili tarafından karşılanacağını, şirkette büyük paydaşın müdür olması nedeniyle kayyım tayinine gerek bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, Cumhuriyet Savcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesinde sermaye artırımı kararındaki imzaların davacılara ait olmadığının belirlendiğini, çıplak göz ile yapılan incelemede de imzaların davacılara ait olmadıklarının anlaşıldığı, sermaye artırımının T.T.K.nun 516/2. maddesine de uygun olmadığı şirket organlarında eksik bulunmaması nedeniyle kayyım tayinine gerek bulunmadığı ve şirket sermayesinin verilen iptal kararı ile eski şekline dönmesi nedeniyle sermaye tespitinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, sermaye artırımı kararının iptaline, kayyım tayini ve sermaye tespiti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy