(4046 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesince verilen 26.12.2001 tarih ve 2000/149-2001/860 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 4.6.2002 günde davacı avukatı Bülent Keskin Alp Uskanç ile davalı avukatı Müberra Yamukgil gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Aksaray Azmi Milli A.Ş.ndeki dava dışı Ziraat Bankası ve diğer davalı TMO. Hisselerinin özelleştirme kapsamına alındığını, bu surette idare hissesinin %99,54e ulaştığını, Azmi Milli A.Ş.nin 25.6.1998 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1997 yılı kârının dağıtılması ile ilgili karar gereğince söz konusu kârın davacı idareye ödenmesi gerekirken, genel kurul tarihinde hissedar olan ortaklara ödendiğini, bu hususun 4046 sayılı kanundaki düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek, faizi ile 17.661.845.070 liraya ulaşan kâr payının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMO. Vekili, Azmi Milli A.Ş.nin müvekkilinin bağlı ortaklığı olduğunu, özelleştirme kararının 12.10.1998 tarihinde alınmış olup, dava konusu kârın 1997 yılına ait olduğundan ve daha önceden kâr dağıtılmasına karar verildiğinden hisse sahiplerine ait olduğunu, 4046 sayılı kanunun 20/B maddesi uyarınca doğmuş hakların devam edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, Özelleştirme Uygulamalarının düzenlenmesine ilişkin 4046 sayılı Kanunun 20/b maddesinde, kuruluşların özelleştirme programlarına alınmalarından önce mülkiyetinde ve veya tasarrufunda bulunan her türlü hak ve muameleleri ile borçları, özelleştirme programına alındıktan ve özelleştirildikten sonra da aynen devam eder şeklindeki düzenleme karşısında, davacının önceki döneme ilişkin kâr payını isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4.960.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 06.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy