(2004 S. K. m. 358)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.7.2001 tarih ve 1999/585-2001/925 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı K. Gürel isimli şahsın, müvekkiline ait işyerinde hırsızlık yaparak 1850 DM, 250 USD. ve 314.000.000 liranın çaldığını ve bilahare 16 .. 9080 plakalı araç ile yakalandığını, aracın çalıntı parayla alınmış olabileceği ihtimali üzerine, emniyetçe davalı şirketin işlettiği otoparka çekildiğini, Kadir Gürel aleyhine açılan alacak davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edilerek aracın davalı İhsan'a yediemin olarak bırakıldığını, alacak davası sonuçlanıp ihtiyati haczin kesin hacze dönüştürülmesi üzerine açılan icra takibi nedeniyle otoparka gidildiğinde aracın davalı şirketin muhafaza bedeli alacağına karşılık cebri icra yoluyla 1.155.000.000 liraya satıldığının anlaşıldığını, satış bedelinin düşük tutulduğu gibi, muhafaza bedelinin de Adalet Bakanlığı Depo ve Garaj Çalıştırılmasına Dair Yönetmelik Hükümleri gereğince hazırlanan tarife göz ardı edilerek yüksek hesaplanmak suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000 lira maddi, 250.000.000 lira manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, otoparka emniyetçe bırakılan aracın 1 yıldan beri aranıp sorulmaması üzerine yedieminlik ücreti alacağı için kayıt maliki adına icra takibi yapıldığını ve bilahare de cebri icra yoluyla satılıp alacağın tahsil edildiğini, icra takip dosyasında alacağın hesabı yönteminin bu davada tartışma konusu yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin otopark ücreti alacağı için yaptığı icra takibini davacının ihtiyati haciz dosyasına bildirmemek suretiyle kusurlu davrandığı, bu nedenle davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 681.024.000 liranın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, yediemine bırakılan aracın alacaklıya haber verilmeksizin cebri icra yoluyla satılması nedeniyle alacağın tahsil edilmeyen bölümünün tahsili istemine ilişkindir. Davacının işyerinden yapılan hırsızlık sonucu çalınan paralarla alındığı anlaşılan araç, kolluk güçlerince davalı şirketçe işletilen otoparka bırakılmış ve daha sonra da davacı alacağını teminen araç üzerine ihtiyati haciz konularak araç otopark görevlisi davalı İhsan'a yediemin olarak teslim edilmiştir. Davalı şirket tarafından işletilen otopark, Adalet Bakanlığı'na ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesine tabi yerlerden değildir. O halde zararın tespitinde tarife hükümleri uygulanamaz. Ancak, davacı, otopark işleten davalı şirket ile yediemin olan diğer davalının haciz işlemlerini bilmelerine rağmen saklamaları nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürdüğüne ve davalı yanında ihtiyati haciz ve tedbir kararını aracın kaydına davacı tarafın işletmemesinin kusurunu oluşturduğunu savunmuş bulunmasına göre, zararın doğumunda tarafların ortak kusurları bulunup bulunmadığı mevcut deliller çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy