(6762 S. K. m. 360, 364, 381, 741)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesince verilen 25.12.2001 tarih ve 2001/903-1610 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.6.2002 günde davacı avukatı Nusret Alsan ile davalı avukatı Kerim Köroğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin paydaşı bulundukları davalı şirketin 26.4.2001 tarihli genel kurul toplantısında payların veya payları gösterilen belgelerin toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi zorunluluğunu yerine getirmediğinden hazırun cetvelinde adlarına yer verilmediğini, oy hakkı kullandırılmadığını, oysa, 26.4.2001 tarihinde şirket yetkilisine bu konuda bildirimde bulunulduğunu ve Şubat 2001'de hisse senetlerinin davalıya rehnedildiğini, önemli olanın hamiline yazılı hisse senedi sahipliğinin ispatı olduğunu ileri sürerek, TTK.nun 381/1.maddesi uyarınca davalı şirketin 26.4.2001 günlü genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantıdan bir hafta önce hisse senetlerini ya da bunların zilyedi olduklarını gösteren belgeyi şirkete tevdi etmeyen davacıların dava hakkının bulunmadığını, toplantıdan üç ay önceki bildirimin toplantıya katılma hakkı kazandırmadığını, davacıların kötüniyetli olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara göre, davacılara ait hisse senetlerinin TTK.nun 741/2. maddesi uyarınca başka bir dava nedeniyle teminat olarak bir banka şubesine tevdi edildiği, bu işlemin genel kurul toplantısına katılma amacına yönelik olmadığı, TTK.nun 360/3 ve 364.maddesi hükmü doğrultusunda hisse senetlerini veya bunlara tasarruf olunduğunu gösteren belgeleri toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi etmeyen veya hamiline yazılı hisse senetlerini genel kurula katılmak amacıyla herhangi bir bankaya tevdi ederek buna ilişkin belgeyi en geç 7 gün öncesine kadar şirkete bildirmeyen davacıların genel kurula katılma ve iptal davası açma haklarının bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı fazla alınan 4.760.000 lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy