(2004 S. K. m. 89, 358)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.09.2001 tarih ve 2000/962-2001/1030 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin borçlusunun davalı banka şubesindeki hesabından 1.400.000.000 TL.sına haciz konulduğunu ancak, ilgili şubece hacizli hesaptan borçluya ödeme yapılarak müvekkilinin alacağını tahsil olanağının kaldırıldığını ileri sürerek, 1.400.000.000 TL.nın borçluya ödendiği 5.2.1999 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Banka vekili, müvekkilince yapılan işlemde herhangi bir kusurun olmadığının İstanbul 3. İcra Tetkik Merci kararı ve Yargıtay onanması ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı şubeyi İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 26.8.1998 ve 12.1.1999 tarihli iki ayrı haciz ihbarnamesi ve 18.1.1999 tarihli "İİK.nun 89/1. haciz ihbarnamesi yerine kaim olmak üzere haciz tezkeresi tanzim ve tebliğ olunduğu, ilk iki ihbarnameye bankaca itiraz edildiği, 18.1.1999 tarihli tezkere yazıldığında 12.1.1999 tarihli haciz ihbarnamesini konu olan banka cevabının icra müdürlüğüne ulaşmadığı gözetilerek, mükerrer haciz uygulamasının neden olmamak amacıyla alacaklı vekilinin istemi doğrultusunda 12.1.1999 tarihli haciz ihbarnamesi ile konulan haczin fekkine karar verilip, bu doğrultuda yazılan yazının posta aracılığı ile bankaya gönderildiği ve 5.2.1999 da bankaya bu yazının gelmesi üzerine bankaca 18.1.1999 tarihli haciz tezkeresine konu haczi kaldırdığı borçlu hesap sahibine 1.400.000.000 TL.nı ödediği, akabinde İİK.nun 358. maddesine dayanılarak İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nce davalı bankanın Merkez Bankasındaki mevcudu üzerine haciz uygulaması nedeniyle bankanın şikayeti nedeniyle İTM.ce takip hukuku ilkeleri gözetilerek haczin fekkine karar verildiği, davacının talebinin özel hukukun genel nitelikteki sorumluluk ilkelerine dayanmayıp İİK.nun 358. maddesinde yer alan sorumluluk ilkesiyle ilgili olduğu, merci kararı ile haczin fekkedilmiş olmasının kesin hüküm sonucu doğurmaz ise de, salt takip hukukuna ilişkin konuların genel mahkemelerce ayrı bir dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olayların gelişimi gözetildiğinde davalıya atfi kabil bir kusurun bulunmadığı kabul edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy