(818 S. K. m. 41, 44) (3167 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2001 tarih ve 1999/578-2001/1177 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın Talip Aytaç sahte kimlikle müracaat eden hayali kişiye çek karnesi verdiğini, Talip Aytaş sahte kimlikli şahsın yine yanında sahte kimlikli İbrahim ve Mehmet adlı şahısların cirosu ile iki adet çek karşılığı müvekkilinden inşaat malzemesi aldığını, çeklerin bankaya sorulduğunda sağlam olduğunun söylendiğini ileri sürerek, çek bedellerinin davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında davalı Talip hakkındaki davayı geleceğe bırakmıştır.
Davalı banka vekili, çek karnesinin bankacılık mevzuatına uygun olarak sunulan resmi belgelere dayanılarak verildiğini, belgelerin sahteliğinin müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını kaldı ki, noterin dahi bu konuda yanıltıldığını, davacının çekleri gerçek hamil ve cirantalardan tahsil olanağını yitirmeden doğrudan müvekkiline başvuramayacağını, ceza davasında mahkum olan sahteci Tuncay Özbilen'in çeklerden sorumlu olduğunu, olayda davacının çek keşidecisini tanımadan çek alması, davalı Talip'in ise kimlik bilgilerini saklamamakla kusurlu olması nedeniyle bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Talip vekili, müvekkilinin kimlik bilgilerinin dava dışı Tuncay Özilhan tarafından ele geçirilerek adının kullanılması suretiyle çek koçanı alındığını, Tuncay'ın Ceza Mahkemesi'nce mahkum olduğunu ve halen cezaevinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, Talip Aytaş sahte kimliği kullanarak bankadan çek karnesi alındığını, yine sahte kimlikli şahısların da cirosu ile iki adet çek karşılığı davacıdan inşaat malzemesi alındığı, bankanın çek karnesi verirken basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve kanunla kendisine verilen yükümlülükleri yerine getirmediğinden haksız eylem sorumluluğu bulunduğu, her ne kadar davalı Talip'in de kimlik bilgisini korumamaktan dolayı %50 kusuru var ise de sorumluluğun müştereken ve müteselsilen sorumluluk olması karşısında bankanın diğer davalıya rucü hakkı bulunduğu gerekçesiyle banka hakkındaki davanın kabulüne, Talip'e yönelik davanın geleceğe bırakılmasına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sahte belgelerle alınan çek karnesi nedeniyle çek hamilinin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı banka ile birlikte diğer davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle, kabul kararı verilmiştir.
Davacı şirket, tanımadığı ve sahte evrak ile çek karnesi alan şahısların güvenilirlikleri konusunda hiçbir araştırma yapmaksızın mal verip sahtecilikle elde edilen çeki almakla kusurlu olduğu da bir gerçektir. O halde, olayda davacının da müterafik kusuru gözetilerek belirlenecek kusur oranı üzerinden hüküm kurulması gerekir iken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı Banka yararına BOZULMASINA, 01.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy