(1319 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2001 tarih ve 2001/136-2001/350 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.06.2002 günde davacı avukatı Mehmet Yılmaz ile davalı avukatı Ateş Hatinoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası doğrultusunda Rize Limanı'nın işletme hakkının sözleşme ile davalıya devredildiğini, sözleşmenin 26. maddesinde de düzenlenmiş olmasına rağmen davalının teslim tarihinden sonraki Emlak Vergilerinden sorumlu olduğu halde ödemediğini ve müvekkillerinin cezalı olarak ödemek zorunda kaldığını, davalının girişilen icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan Liman için emlak vergisi istenemeyeceğini, 1319 sayılı EVK. nun 4. maddesinin deki istisnalar kapsamına girdiğini, 30 yıllık işletme sözleşmesinin kira sözleşmesi gibi değerlendirilemeyeceğini, davacının sorumlu olmadığı bir vergiyi ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davalının Rize Limanı'nın 30 yıllığına işletme hakkını devralmış olup, bunun kiralama mahiyetinde olduğu, dolayısıyla tahakkuk eden Emlak Vergisinden davalının sorumlu olduğu, ancak, dava konusu verginin Emlak Vergi Kanunu'nun muafiyet ve istisnalar bölümüne girdiği kanaati ile borca itiraz edildiğinden inkar tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın (46.050.340.680) TL. asıl alacak ve (19.892.718.755) TL. faiz alacağı yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.670.925.132 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı fazla alınan 616.720.000 lira harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy