(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.10.2001 tarih ve 2001/183-596 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. Gider tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu aracın 8/8 kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkil şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı 900.000.000 lira hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ve TTK. nun 1301. maddesi uyarınca onun haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. Gider, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Diğer davalı M. Karabacak, aracının sigortalı olduğunu, öncelikle sigortacısına başvurulması gerektiğini, ayrıca kusur oranının doğru olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulü ile 900.000.000 liranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dava dışı G. Sigorta A.Ş.nin 12.7.2001 tarihinde davacıya yaptığı 750.000.000 lira ödemenin hükmün infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı M. Gider, temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle TTK. 1301.maddesi hükmü gereğince sigortacının halef sıfatıyla açmış olduğu rücu davasıdır.
Temyiz eden davalı, temyiz dilekçesinde dava konusu kazaya karışan 67 NT 246 plakalı aracı Devrek Noterliğinde 27.10.1999 tarihinde dava dışı F. Küçükavcıya sattığını ve devrettiğini iddia etmektedir.
Bilindiği gibi husumet dava şartıdır ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Ayrıca bu hususun mahkemece de resen gözönünde tutulması gerekir.
Davaya konu olan olayda sözü edilen aracın kime ait olduğunu gösterir bir trafik kaydı davacı sigorta tarafından dosyaya ibraz edilmediği gibi, mahkemece de bu husus, tensip zaptında araştırılmasına karar verildiği halde, ilgili trafik bürosundan da sorulmamıştır.
Temyiz eden davalı davaya cevap vermediğine göre, davayı inkar ettiğinin kabulü ile mahkemece husumet açısından resen araştırma yapılıp, aracın malikinin kim olduğunun trafik bürosundan sorularak, davanın hakiki hasma yöneltilip yöneltilmediğinin araştırılmasından sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve eksik inceleme ile karar verilmesi uygun olmamış, kararın açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy