(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 19, 20, 83) (743 S. K. m. 23, 4)
Taraflar arasında görülen davada Çorum Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.6.2001 tarih ve 1996/477-2001/236 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 9.4.2002 günde davacı asil Ö. Lütfü A. ile davalı avukatı Ayla Doğan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil ve taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan dövize endeksli otomobil kredisi kullandığını, ancak dövizde meydana gelen aşırı yükselme nedeniyle ödeme güçlüğü içerisine düştüğü ve ödemelerini yapamaz hale geldiğini, akdin ifasının ağırlaştırdığı hatta ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmenin kurulduğu tarihteki Türk Lirası olarak alınan krediler baz alınarak uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının TL bazında kredi yerine bu krediyi seçtiğini, davacının edimlerini döviz olarak yerine getirmeyi sözleşme ile kabul ettiğini ve uyarlama koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 9.9.1996 gün ve 4829-5417 sayılı ilamında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, benimsenen 18.4.2001 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, kredinin alındığı 14.4.1993 ile borcun sıfırlanacağı 5.4.1996 tarihleri arasındaki borç tutarının 401.843.971. TL tutacağı ve davacı borcunun bu tarihler arasında birer aylık taksitlerle ve bilirkişi raporu ekindeki ödeme planı doğrultusunda, ödemeler mahsup edildikten sonra eksik ödenen kısımların reeskont faiziyle tahsili suretiyle sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dövize endeksli otomobil kredisinin uyarlanması istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanı reddine dair verdiği ilk karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, Nisan 1994 tarihli kararların kredi borçluları yönünden olumsuzluk doğurup doğurmadığı tartışma konusu olmakla beraber, bankaların genel temayül olarak, dövize endeksi kredilerin Türk Lirasına çevrilmesi önerilerinde bulundukları, davalı bankanın da bir öneri getirmesinin uygun olacağı, bu konuda taraflar arasında anlaşma olmaması halinde ise, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, bankanın TL endeksli kredileri nazara alınmak suretiyle uyarlamaya esas bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmek suretiyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yaptırılan incelemelerde alınan ilk raporda, davacının dava tarihindeki borcunun belirlenmesi ile yetinilmiş, hükme esas alınan son raporda ise, bu kez kredi geri ödeme planındaki taksit tarihleri değiştirilmeksizin, davacıya TL olarak verilen paraya, TL bazındaki kredilerin o tarihlerdeki banka cari faiz oranları uygulanmak suretiyle, bankanın ödeme planı değiştirilmiştir. Ancak, mahkemenin kabul ettiği bu uyarlamanın infazının mümkün olmadığı, değişik bir söyleyişli, yerine getirilmesinin olanaksız bulunduğu gözlenmiştir. Çünkü, uyarlandığı benimsenen geri ödemeli plana ilişkin taksitlerin çoğu dava tarihinden önceki tarihleri taşıdığı ve dolayısıyla uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, yerel mahkemece, uygulanabilir biçimde geri ödemeli taksitlere ilişkin bilirkişi raporu alınması ve bu rapora dayanılarak verilecek kararda da, uyarlamanın açık ve taksit tutarı da kesin olarak gösterilmesi gerekir.
Dairemizin kökleşen uygulamasına göre, dövize endeksli geri ödemeli borçların, isteğe rağmen bankalarca Türk Lirasına çevrilmemesi veya çevrilmesi halinde borç tutarında uyuşmazlık çıkması durumunda, bu borçların Türk Lirasına uyarlanması ve taksitlerin tutarının saptanmasının gerektiği kabul edilmektedir. İşbu davada, davacı kredi borçlusu, davalı bankaca Türk Lirasına uyarlama yapılmadığını, ileri sürerek, borcun Türk Lirasına uyarlanmasını istemiş bulunmaktadır. Bunun için de, her şeyden önce borcun döviz olarak karşılığının bulunması ve bu borcun Türk Lirasına çevrilmesi ve taksitlendirmenin de, Türk Lirası üzerinden yapılması gerekmektedir.
Yurdumuzdaki bir çok banka tarafından genel bir uygulama olarak döviz karşılığının zaman içerisinde yükselmesi nedeniyle, döviz borçları 03.01.1994 tarihi esas alınarak bir mark karşılığı 8.674,68.TL. ve bir dolar karşılığında 15.599,75.TL. olarak benimsemek suretiyle Türk Lirasına çevrilmektedir. Bankaların genel bir uygulaması olan bu hususun, işbu davadaki uyuşmazlıkta da göz önüne alınması, taraflar yönünden hak ve adalete uygun davranış olacağının kabulü gerekmiştir.
O halde, yapılması gereken işlem şu olmalıdır.
Davalı bankadan alınan dövize endeksli kredinin hangi tarihte alındığı ve bu kredi için yapılan geri ödemelerin 03.01.1994 tarihine kadar tutarının ne olduğu ve bu tarihteki davacının döviz borcunun ne tutarda bulunduğu belirlenmelidir. Bu belirlenen dövize endeksli borç tutarı cinsine göre ve 03.01.1994 tarihindeki dövizin kuru ve nazara alınarak Türk Lirasına çevrilmelidir. Davacının almış olduğu döviz kredisinin, o tarihlerde Türk Lirası üzerinden kredi alanlar bakımından daha avantajlı ve geri ödemeler yönünden daha düşük taksitler biçiminde olduğu da bir gerçek bulunduğundan, bu hususta göz önüne alınarak az ödenen tutarların tümü değerlendirilmek ve bunun o tarihlerdeki Türk Lirası faiz oranı da belirlenerek Türk Lirası ödemelerle kıyaslama yapılması ve davacının borcuna ayrıca bir ekleme yapılması suretiyle bir denkleştirmenin oluşturulması gerekir. Böylece davacının döviz borcu Türk Lirasına çevrilmiş ve ayrıca önceden Türk Lirası olan kredi borçluları ile 03.01.1994 tarihi olarak aynı duruma getirilmiş olmalıdır. Davacı borcunun 03.01.1994 tarihi olarak toplam Türk Lirası borcu belirlendikten sonra da, bu borcun dava tarihi itibariyle tutarının saptanması gerekir. Bu işlem için de zaman zaman yükselen aylık faiz oranları değil, kredi sözleşmesinin başlangıç tarihi ile dava tarihi arasındaki zaman içinde eksilen faizler T.C. Merkez Bankasından sorulmak ve bu faizlerin ortalaması alınarak asıl borcun hesabında göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davacının 03.01.1994 tarihinden itibaren yaptığı ve dava tarihine kadar ödemeleri de borçtan indirilmeli ve dava tarihindeki borç tutarı uyarlamaya tabi tutulmalıdır.
Davacının istemiş bulunduğu uyarlama için, her davada olduğu gibi, işbu davada da, dava tarihi esas alınmalıdır. Davacının, dava tarihindeki borç miktarının uyarlanması yapılırken, davacının istemiş olduğu aylık taksit miktarı ve süresi de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak davalının bu konudaki savunması da değerlendirilmelidir. Uyarlama da öngörülecek taksit adedi ise, hiçbir zaman kredi sözleşmesinin yapıldığı andaki taksit adedinden fazla olmamalıdır. Genel olarak, kredi sözleşmesinde kabul edilen taksit adedi benimsenmeli ve ödenen taksitlerin kaç taksit ise, belirlenmeli ve bu sayı ilk kabul edilen taksit sayısından düşürülmek suretiyle bakiye taksit adedi kabul edilmelidir. Ve ayrıca, tali bir unsur olarak davacının ekonomik gücü de, taksit sayısının tespitine etkili olmalıdır.
Öte yandan, davacı borçlu, dava devam ederken taksitlerini düzenli bir şekilde ödemiş ise, bu ödemelerin göz önüne alınacağı tabii olduğu gibi, ödeme planının dava tarihinden itibaren yapılması ve yapılacak uyarlamaya göre fazla ödemeler gözüküyorsa, bunların davacı lehine düşünülmesi ve davacı ödemeleri hiç yapmamış veya arızi bir biçimde birkaç ödeme yapmış ise, bu taktirde ödeme planı karar tarihine en yakın olan bir tarih göz önüne alınarak yapılmalıdır. Bu son husus için de, dava tarihinde çıkarılan Türk Lirası borcu, aylık olarak kabul edilen sözleşme faizleri hesap edilmek suretiyle borç miktarı, ödeme planının başlangıç tarihine taşınmalı ve bu borç tutarı ödeme planına esas alınmalı ve taksitlendirme başlangıcı da gösterilerek, ileriye dönük uyarlama yapılmalıdır.
Yapılan tüm bu açıklamalar dikkate alındığında, özetle davacının dövize endeksli geri ödemeleri borcu, ilk önce 03.01.1994 tarihi olarak ve sonra da dava tarihi olarak az önce değinildiği üzere tespit edilmeli ve ödemelerini düzenli devam ettirenler için dava tarihinde ve ödemelerini düzenli yapmayanlar için mahkeme karar tarihine en yakın bir tarihe aylık ortalama sözleşme faizi ile beraber yansıtılarak Türk Lirası borcu saptanmalı ve bu borcun aylık taksitleri belirlenerek, borcun uyarlamasına karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan esaslar dairesinde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy