(6762 S. K. m. 1268, 1332)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mahkemesince verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkilinin oğlu Erdal'ın davalı şirkete yatırımlı ve kâr paylı hayat sigorta poliçesi yaptırdığını, sigortalının 6.8.1997 tarihinde öldürüldüğünü, açılan ilk davada müvekkilinin talebinin kabul edildiğini ileri sürerek, asıl davada 1.600.000.000 lira, birleşen davada ise, 4.994.878.000 lira poliçe teminatı ve 7.181.524.592 lira işlemiş faizinin ilk dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, asıl davada davanın esastan, birleşen davada ise taleplerin zamanaşımına uğradığından reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, asıl davanın zamanaşımı süresinde açıldığı ve sürenin kesildiği, davacının isteyebileceği kazaen ölüm teminatının 4.883.968.596 lira olduğu gerekçesiyle, bu miktara 16.7.1999 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz yürütülmek üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, TTK. nun 1332.maddesinin son fıkrasına göre, sigortalı ya da sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur. 1268.maddesine göre de, sigorta sözleşmesinden doğan tüm istemler iki yılda zamanaşımına uğrar.
Somut olayda sigorta şirketine ihbarın 6.10.1997 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile sigorta bedelinin muaccel olduğu tarih 12.10.1997 tarihi olup, davacı Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesinde 29.7.1998 tarihinde açtığı ilk davada 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.000.000 liranın, 16.7.1999 tarihli ikinci dava ile yine zamanaşımı süresi içinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 1.400.000.000 lirayı istemiştir. Ayrıca ilk dava kabul edilerek kesinleşmiş ve 2. davanın yargılaması sırasında birleşen davada ise 12.4.2001 tarihinde 12.176.592 lirayı istemiştir.
İlke olarak ilk ve ikinci davada sigorta bedelinin bir kısmı istenmiş olup, fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş olsa dahi, saklı tutulan birleşen 3.davadaki istem asıl davanın tabi olduğu zamanaşımı süresine tabi olup, açılan ilk ve ikinci dava ile istenmeyen sigorta bedeline ilişkin işleyen zamanaşımı süresi kesintiye uğramayıp devam etmektedir.
O halde, yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davacının saklı tuttuğu hak için açtıkları 12.4.2001 tarihli birleşen son dava açısından Türk Ticaret Kanununun 1268. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olup, bu nedenle birleşen davanın reddedilmesi gerekir iken, yazılı olduğu şekilde açılan ilk dava ile tüm sigorta bedeli için zamanaşımı süresinin kesilmiş olduğunun kabulü mümkün değildir. Nitekim Dairemizin bu konudaki uygulaması da istikrar kazanmıştır. (Y.11.HD.5.3.1973 gün 1973/826-853 sayılı kararı, Işıl Ulaş-Uygulamalı Can Sigortası Hukuku 2.Bası Sayfa 144)
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA,
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 4.960.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, tarihinde oybirliği ile karar verildi. Aşağıda yazılı fazla alınan lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, Ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy