(818 S. K. m. 41, 98)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.2.2001 tarih ve 2000/965-2001/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı elemanlarınca yapılan çalışmalarda müvekkili şirketin kablolarına zarar verildiğini ileri sürerek 234.606.579 TL.nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasara müvekkili şirketten ihale olan Elka LtdŞti.nin sebebiyet verdiğini, sözleşme gereği üçüncü şahıslara verilen zarardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre hasara davalı şirketten ihale alan Elka Ltd. Şti'nin sebep olduğu gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı ile yüklenici firma arasındaki sözleşmede inşaatın yapımı sırasında üçüncü kişilerin uğrayacağı zarardan müteahhidin sorumlu olacağına ilişkin hüküm mevcut ise de, bu hükmün ihale tarafları arasındaki iç ilişkiyi düzenlediği ve sözleşmenin icrası sırasında zarar gören üçüncü kişi bakımından bağlayıcılığı bulunmadığı açıktır. Ayrıca sözleşmede, davalının sözleşme konusu işleri kendi kontrol birimi ile denetim ve gözetim altında tuttuğu, işin her evresinde yüklenici ile birlikte görev üstlendiğine ilişkin hükümler de bulunduğundan davalının da haksız eylem sonucu verilen zarardan sorumlu olduğu dikkate alınmadan yazılı gerekçelerle davalı hakkındaki davanın husumetten reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy