(1163 S. K. m. 81)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.10.2001 tarih ve 2001/1119-2001/1318 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı kooperatif temsilcileri, kooperatifin halen tasfiye halinde olduğunu, kendilerinin tasfiyeye yetkili olduklarını, davalının tapu işlem masrafını ödemediğini ileri sürerek, 150 milyar liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, kooperatifin ferdi mülkiyete geçerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, müvekkilinin borcunun da bulunmadığını duruşmada savunmuştur.
Mahkemece, celp edilen tapu kaydına göre, davalı adına ferdi mülkiyet geçilerek tescil işleminin yapıldığını, davacı kooperatifin amacına ulaştığı, dolayışıyla husumet ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temsilcileri temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin tasfiye kurulu üyeleri olduklarını iddia eden davacılar tarafından açılmıştır. Mahkemece, sadece Tapu Sicil Müdürlüğü'nce verilen cevapta davalı adına tapu kaydının oluştuğunu belirten cevap üzerine kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiği sonucuna varılarak, dava, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı noktasından reddedilmiştir.
Oysa, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. maddesi uyarınca, konut yapı kooperatiflerinin dağılmış sayılabilmeleri için sadece ferdi mülkiyete geçmiş olmaları yeterli olmayıp, ayrıca ana sözleşmede öngörülen tüm işlerin tamamlanmasın da gerekmektedir. Tasfiye tamamlanıp, kooperatif ticaret sicilinden silinmedikçe, tüzel kişilik devam eder. Davacılar, yargılama sırasında da ısrarla tasfiye işlerinin bitmediğini iddia etmişlerdir.
Bu durumda, mahkemece, davacı kooperatifin terkin edilip edilmediği ticaret sicilinden sorularak, terkin edilmemişse esasa girilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı oyarak yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı kooperatif temsilcilerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy