(2918 S. K. m. 98, 99) (6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.6.2001 tarih ve 2000/271-2001/344 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Ç.... İnş.ve Bülent O. vekili ve sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın 2/8 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, kusur oranına göre 1.062.303.104.TL.nın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün 2/8 kusurlu olduğu gerekçesiyle, hasar miktarına göre davanın kısmen kabulü ile 1.037.500.000.TL.nın kaza tarihinden itibaren davalılardan tahsiline, 69.000.000.TL.nın ise, karşı davalı Anadolu Sigorta A.Ş.den tahsiline karar verilmiştir
Kararı davalılar Ç.... İnş.Ltd.Şti. ile Bülent O. vekili ve davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir
1-Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalılar Ç..... İnş.Ltd.Şti. ile Bülent O. vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş günü içinde olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükümler esasen Türk Ticaret Kanununun 1299. maddesinin tekrarı niteliğindedir. Bu itibarla mahkemece davacı şirketin, davalı sigorta şirketine davadan önce ihbarda bulunmuş olmasına göre tebliğ tarihi belirlenerek yukarıda açıklandığı şekilde temerrüt tarihinin tespiti ile bu tarihten itibaren faize hükmedilmek gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak davalı sigorta şirketinin yazılı olduğu şekilde olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Çibik İnş.Ltd.Şti. ile Bülent Onay vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy