(1086 S. K. m. 74, 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.1.2002 tarih ve 2000/612-2002/36 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Kooperatif vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 2.7.2002 günde davacı avukatı Fatma Kola ile davalı avukatı Muzaffer İlhan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleştirilen davalarda, müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı olup, kooperatifte bulunan payını davalının ödeme güçlüğü içerisine düşmesi nedeniyle 23.6.1997'de 3. kişiye satıp, satış bedelini de kooperatife denettiğini buna karşılık kooperatifçe üyelikten ihraç edilen Sadettin veya Nihal Dermöz'den birisinin üyelikten ihraç işleminin kesinleşmesi halinde kendisinin üyeliğe kabul edileceği taahhüdünde bulunulduğu, adı geçenlerden Sadettin'in üyelikten payını müvekkiline devri koşulu ile çekilmesine karşın bu devrin kooperatifçe kabul edilmediğini, taraflar arasındaki yazılı anlaşma gereği davalı kooperatife karşı emsal bir daire değerinin tahsili amacıyla dava açılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olarak tescilini veya 6.500.000.000 lira emsal dava değerinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava 1.804.687.500 lira üzerinden davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının ödediği 1.100.000.000 liranın dairelerin ortalama rayiç değeri olan 6.500.000.000 liraya tekabül ettiği gerekçesiyle anılan meblağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bend dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, birleştirilen ek davada alacağa temerrüt faizi yürütülmesi isteminde bulunulmadığı halde HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak hüküm altına alınan tazminatın tümüne temerrüt faizi işletilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, hükmün aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki dava tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte ibareleri kaldırılarak paragrafın sonuna ilk davada istenilen 1.100.000.000 liraya 18.9.1997 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine cümleciğinin eklenmesine ve HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu biçimiyle ONANMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy