(2004 S. K. m. 86, 89)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.05.2001 gün ve 1999/404-2001/690 sayılı kararı bozan Daire'nin 01.02.2002 gün ve 2001/8494-2002/746 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının dava dışı PMD Perakende Mağazacılık ve Dağıtım A.Ş. aleyhine giriştiği İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 1999/902 sayılı takip dosyasından müvekkili bankanın Harbiye Şubesi'ne birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 12.01.1999 tarihinde tebellüğ edilen bu ihbarnameye verilen cevapta dava dışı borçlu PMD A.Ş.nin aynı zamanda davacı bankaya kredi borçlusu olması nedeniyle kredi borcunun teminatı olarak banka hesaplarında mevcut ve gelecek paraların 800 milyarlık kısmının 8.1.1999 günlü sözleşme ile temlik edildiğinin bildirildiğini, buna rağmen İcra Memurluğu'nun 8.2.1999 tarihli yazı ile bankaya post makinasından intikal eden paraları talep ittiğini, birinci haciz ihbarnamesine yapılan itirazın İİK. nun 89/4. maddesinde belirtilen prosedür içinde kaldırılmadan gönderilen ikinci yazının hukuka aykırı olduğunu, borçlu PMD A.Ş. tarafından davacıya yapılan temlik işleminin davalı hacizlerinden önce olduğunu, temlik edilen hesaba gelen paraların iyiniyetle temellük edildiğini ve geri istenemeyeceğini ileri sürerek, 19.03.1999 günlü haciz yazısının iptaline, PMD A.Ş.nin davacı bankanın Harbiye Şubesi'nde halihazırda mevcut hak ve alacağının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 650 milyar liralık alacağının tahsili için alınan ihtiyati haciz kararı gereğince borçlu PMD A.Ş.nin işyerinde haciz işlemlerine başladığını, 35 gün süren haciz işlemi sonunda işyerinde bulunan tüm menkul malların haczedildiğini, kasa hacizlerinin de sürdüğünü, aynı süre içerisinde kredi kartları ile yapılan alışveriş tutarlarının kartların ait olduğu post makinalarının 2. raporları alınmak suretiyle her gün için saptanarak zapta geçtiğini, kredi kart bedellerinin teknik zorunluluk nedeniyle borçlu PMD'nin davacı bankadaki hesabına intikal ettiğinden daha sonra bu mahcuz bedellerinin ilgili bankalardan istendiğini, bunun için önce birinci haciz ihbarnamesi gönderilip daha sonra haciz edilen mal bedellerinin dosyaya celbedilmesi için yazılar yazıldığını, davacı 8.1.1999 tarihli temliknameye dayanmaya çalışmış ise de, haciz tarihi ile aynı tarihi içeren ve haricen düzenlenen bu belgenin muvazaalı olduğunu, mahruz mal bedellerinin temlike konu olamayacağını, İİK. nun 86. maddesi gereğince borçlunun mahruz menkul mallarda tasarruf edemeyeceğini, dava konusu yapılan yazının ikinci haciz ihbarnamesi niteliğinde olmadığının mahkeme kararı ile tespit edildiğini, davanın yasal süresinde açılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği kararın Dairemizce bozulması üzerine, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 10.120.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 54.550.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy