(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 110)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.10.2001 tarih ve 2000/1345-2001/979 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurla çarpması sonucu oluşan 161.800.000-lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini bu meblağın tahsili için başlatılan takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresi içerisinde yetki itirazında bulunarak, olay yeri itibariyle Birecik Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalının yetki itirazı reddedilerek, esasa girilmiş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, itirazın iptaline, icra inkar tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı kasko rücu davasıdır. 28.2.2001 tarihli oturumda, davacı vekilinin müvekkili şirketin Beşiktaş'taki merkezinin bulunduğu yer itibariyle davalı tarafın yetki itirazının reddini istemesi üzerine, mahkemece o celse davalının yukarıda özetlenen yetki itirazı reddedilmiştir. Davacı tarafın 2918 sayılı KTK'nun 110. maddesine dayanarak, bu yönde talepte bulunduğu temyize cevap dilekçesinde açılmaktadır.Mahkemece, yetki itirazının reddi kararının gerekçesi, ara kararda ve nihai kararın gerekçesinde açıklanmamakla beraber, davacının dayandığı bu madde hükmü nedeniyle böyle bir karar verildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK'nun 110.maddesinde "motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede sözü edilen sigortacının hasar gören aracın kasko sigorta şirketi değil, hasar veren aracın ZMSS.şirkete olduğu açıktır. Dairemizin yerleşik uygulanmasına göre de, bu maddedeki özel yetki kuralı, sadece trafik kazalarından doğan haksız eylemlere dayalı ve sadece ZMSS.şirketinin davalı olduğu tazminat davalarında uygulama yeri bulur.
Bu durumda, sadece davalı sürücüye karşı açılan bu davada, bu maddenin uygulanma yeri bulunmadığı gözetilmek, süresinde ve doğru yer mahkemesi de gösterilerek yapılan yetki itirazı kabul edilerek, yetkisizlik kararı verilmek gerekirken esasa girilip, hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin değer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy