(818 S. K. m. 126/1, 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.03.2001 gün ve 2000/162-2001/343 sayılı kararı bozan Daire'nin 15.01.2002 gün ve 201/8871-2002/174 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından reklam amaçlı kullanılmak üzere üç adet belediye otobüs durağının, davalıya kiralandığını, ancak 30.10.1994 tarihinden itibaren başlayan döneme ait kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 9.911.940.000 TL.nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunup, durakların yerlerinin değiştirildiğini, yeni reklam yeri tahsis edilmediğini, bu nedenle sözleşmenin kendiliğinden münfesih hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşme kapsamındaki durakların yerlerinin değiştirilmediği ve davacının 30.10.1994-16.10.1996 tarihleri arasında tahakkuk eden 949.738.388 TL. alacağına hak kazandığı sonucuna varılarak, bu miktarın 880.815.268 TL.na dava tarihinden itibaren %70 oranında avans faizi uygulamak suretiyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş, Dairece davalının temyiz itirazları reddedilip, karar davacı yararına bozulmuştur.
Bu defa davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve taraflar arasındaki kira ilişkisi 30.10.1996 tarihinde sona ermiş olup, davalının bu süreye kadar kiralanandan yararlanmış olmasına, sözleşmede kira bedelinin peşin ödeneceğine ilişkin hüküm davacı kiralayan yararına konulmuş olup, 30.10.1994-30.10.1995 dönemi için peşin ödemenin yapılmamış olmasının, zamanaşımının başlangıcı yönünden davacı aleyhine yorumlanmasının mümkün görülemeyecek olmasına ve B.K.nun 126/1. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresini sözleşmenin sona erdiği 30.10.1996 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulü gerekip, davanın bu süre içerisinde açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 10.120.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 54.550.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 24.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy