(1086 S. K. m. 434/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ödemiş Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.1998 tarih ve 1994-1998/98 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.09.2002 günde davacı avukatı gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların 13.09.1989 tarihli adi ortaklık mukavelesi başlıklı sözleşme ile Ticaret Siciline kayıtlı G... Adi Komandit Şirketine 1/3 oranında ortak olduklarını, davalıların bu ortaklıktan müvekkiline herhangi bir kâr payı ödemedikleri gibi, G... Adi Komandit şirketini tasfiye edip Ö... Ltd. Şti. adı altında yeni bir şirket kurduklarını, G... Komandit Şti.nin tüm envanter ve mallarının bu şirkete devredildiğini, ancak müvekkilinden mal kaçırmak nedeniyle devrin yapıldığını, müvekkilinin adi ortaklığı feshettiğini davalı tarafa bildirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişen hakları saklı kalmak kaydı ile, ortaklık pay bedeli olarak (400.000.000 )TL.nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı H. İbrahim vekili, davacının G... Adi Komandit Şirketi'ne ortak olmadığını, ortak olması için bir protokol yapıldığını, ancak taahhüt ettiği ( 75.000.000 ) TL.nı ödemediği için ortak sıfatını kazanmadığını, dayandığı belgenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, davacı vekili dava dilekçesinde adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve ortaklık hisse bedelinden alacak isteminde bulunmuş ise de, Ticaret Sicili kayıtlarından, G... Ticaret Komandit Şirketi'nin 13.08.1991 tarihinde fesih sebebi ile Ticaret Sicili'nden terkin olunduğu, şirket ortakları arasında davacının isminin bulunmadığı, davaya dayanak yapılan"Adi Ortaklık Mukavelenamesi" incelendiğinde, davacının 75.000.000 TL. sermaye payı karşılığında adi bir şekilde şirkete ortak olarak alındığının anlaşıldığı, oysa TTK.nun 244 ncü maddesi yollaması ile 154 ncü maddesi gereğince Adi Komandit şirketin sözleşmesi yazılı şekle tabi olup, sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerektiği, ayrıca Ticaret Siciline tescille tüzel kişilik kazanacağının öngörüldüğü, bu durumda davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davaya dayanak sözleşme davacının adi komandit şirket ortağı olması için yapıldığından adi ortaklık sözleşmesi sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 18.12.2000 tarihli ek kararla, davacı vekilinin HUMK.nun 434/3 ncü maddesi gereğince kendisine verilen ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde gerekli giderleri yatırmadığından temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bu kararı da, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, işin esası hakkında verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş bulunmasına göre, kararın ve temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliği giderinin HUMK.nun 434/3 ncü maddesi kapsamında olduğu tartışmasızdır. Ne var ki, hakim, temyiz edene noksan ödenen harç veya gideri ödemesi veya tamamlaması için süre verirken, ödenecek olan harç ve gider miktarını da, kesin ve açık olarak bildirmelidir. Bildirmemişse, temyiz edenin temyizinden vazgeçmiş sayılmasına karar veremez.
Somut olayda 18.12.2000 tarihli ek karara dayanak olan 3.4.2000 tarihli muhtıra yazısı yukarıda belirtilen hususları içermemektedir. Şu halde, usulüne uygun yazılmayan muhtıra yazısına dayalı olarak verilen 18.12.2000 tarihli davasının temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy