(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.12.2001 tarih ve 2001/445 - 2001/1218 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan H.K. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçların müvekkili şirkete kasko sigortalı araca toplam % 100 kusur ile çarpmaları sonucu oluşan 2. 167.500.000.-TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan temerrüt faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, davalılardan Özgün Ltd. Şti. hakkındaki davayı atiye bırakmıştır. Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda hasar veren araç sürücüleri olan davalıların toplam 8/8 oranında kusurlu oldukları, kaskolu aracın tam hasarlı olduğu, hurdası sigorta ettirene bırakılarak, 2.167.500.000.-TL Ödeme yapıldığı gerekçesiyle, bu meblağın davalılardan Özgü Ltd. Şti. hariç diğer davalılardan temerrüt faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalılardan H. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan H. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı kasko rücu davasıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tam hasara uğramış kaskolu aracın sovtajının sigorta ettirene bırakıldığı ve rayiç değere göre ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Ne var ki, sovtajın sigorta ettirene bırakılıp bırakılmadığına ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmamakta olup bilirkişinin bu görüşünü neye dayandırdığı anlaşılamamıştır.
Kara-Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B3.3.1.2 nci maddesi hükmü uyarınca, davacı sigortanın tam hasara uğramış aracın rayiç değerini sigorta bedelini aşmamak üzere ödedikten sonra hasarlı aracın kendisine verilmesini sigorta ettirenden isteme hakkı bulunmaktadır. Davacı sigorta şirketi bu hakkını kullanmayıp sovtajı sigorta ettirenden almamış ise, sigorta ettireni lütuf ödemesi suretiyle zenginleştirmiş olduğunun ve bu durumda da, rayiç değerden aracın sovtaj değerini düşüp bakiyesini ödemesi gerekirken, böyle yapmayan davacının ödediği rayiç değeri, zarar sorumlularından halefiyetten bahisle talep etmesinin doğru olmadığının kabulü gerekecektir. Zira, sigortacının sigortalısına sözleşme hükümlerine ters düşen bir ödeme ( ex gratia ödeme )yapması halinde, sigortacının TTK'nun 1301. maddesine dayalı olan halefiyet hakkını artık bu durumda kazanamayacağı gerek doktrin, gerekse uygulamada kabul edilmekte olup Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Bu durumda, bilirkişiden bu noktada açıklama içeren bir ek rapor alınması gerektiğinde davacıdan açıklama ve kanıt istenmesi ve sovtaj değerinin gerektiğinde bilirkişiye hesaplatılması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu nokta üzerinde durulmayarak, eksik inceleme sonucu yazılı miktar üzerinden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalılardan mümeyyiz yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan mümeyyiz vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy