(1086 S. K. m. 422, 438) (1136 S. K. m. 164) (556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.12.2001 tarih ve 2000/867-2001/911 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İnternet üzerinden ticari yayın amacı ile 1997 yılında kurulduğu ve halen de www.ticaret.com.tr adresinde faaliyet gösterdiğini, davalının markalar dairesince ve itiraz üzerine de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca, ticaret net markasının tescili taleplerinin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-a, c, d bentleri hükümleri dayanak gösterilerek reddedildiğini; oysa tescili istenen markanın ayırt edici nitelik taşıdığını, piyasada tanınıp yerleştiğini ileri sürerek, marka tescil başvurusunun kabulü ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemece marka tescil başvurusunun kabulü ile tescili yönünde karar verilemeyeceğini, başvurunun kabulü ve tescilinin müvekkiline ait bir hak olduğunu, esasen müvekkilinin red kararının da yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, Ticaret ve net kelimelerinin herkesçe kullanılan ibareler olduğu, birleşik yazılımının da ayırt edici nitelik kazandırmayacağı, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/son maddesi hükmü koşullarının oluşmadığı, davalının red kararının doğru olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Karar: 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, kendisini vekile temsil ettiren davalı bakımından hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre hesap yapılarak, sonuçta eksik miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.'nun 438/7'nci maddesi uyarınca hükmün,, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 3 nolu bendinin 1'nci satırında yer alan 67.500.000.-lira ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine 175.000.000.-lira ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 4.960.000.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Ankara Asliye
1. Ticaret Mahkemesi
E: 2000-867
K: 2001/911
T: 13.12.2001
Dava: Davacı vekili 18.10.2000 harç kayıt tarihli dilekçesi ile davacının İnternet üzerinden ticari ya da ticarete ilişkin yayın yapmak amacı ile Mart 1997 yılında kurulmuş olan halen de www.ticaret.com.tr adresinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, şirketin önce tradenet ismi altında başladığını marka tescili için enstitüye başvurduğunu, ancak herhangi bir cevap alamadığını, ilaha sonra davacının tradenet olan adının kullanımından vazgeçerek yerine ticaret net olan adı kullanmaya başladığını, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden, domaın name vermeye yetkili kuruluştan bu ismi aldığını ve halen de kullandığını, marka olarak tescil için enstitüye başvurduğunda 7/1-a, c ve d bentleri gerekçe gösterilerek red edildiğini, Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesine göre bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinin bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmesi koşulu ile kişi adları dahil sözcükler, şekiller, harfler, sayılar gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer bir biçimde ifade edilebilen, baskı yolu ile yayınlanabilen ve çoğaltılan her türlü işaretleri içerir hükmünü taşıdığını, davacının tescil etmesini talep ettiği markanın ticaret ve net kelimelerinden oluştuğunu, ticaret kelimesinin ürün, mal ve benzerlerinin alım satımı, kazanç amacı ile yürütülen alım satım etkinliği anlamına geldiğini, net kelimesinin ise internet servis sağlayıcıları tarafından kullanılan ağ, şebeke anlamına geldiğini, ticaret.net kelimesinin Türkçe karşılığının bilgisayar ağı anlamım taşıdığını, bu kelimenindi-c bendi kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını ayrıca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış tescile konu mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış ise b, c, d bentlerine göre tescilin reddedilmeyeceği anlamı taşıdığını, ODTÜ'nün kararı ile davalının kararı arasında çelişki oluştuğunu, davalının kararının reddedilmiş olmasının yanlış olduğunu, tescil başvurusunun kabulü ile ticaret net markasının davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Enstitü vekili 08.12.2000 havale tarihli dilekçesi ile ticaret net ibaresinin herkes tarafından kullanılan ifadeler olduğu 7/1 maddesi gereğince reddine karar verildiği, itiraz üzerine Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararı uyarınca da marka olarak kullanılacağı hizmetlerin cinsinin, çeşidini ve vasfını göstereceği ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlardan olduğu ayırt edici özelliği bulunmadığı için 7/1-a, b, c maddeleri gereğince reddine karar verilmiş olduğunu, ticaret net ibaresinin davacının faaliyetini başka firmalardan ayırt etmeye yeterli bulunmadığını, bu nedenle 7/1-a bendi gereğince reddedilmesinin yasaya aykırılık bulunmadığını, davacının marka olarak tescil ettirmek istediği ibarelerin kullanılmak istediği hizmetler ise 36, 38 ve 42. sınıflarda yer alan hizmetler olup başvurunun bu hizmetlerin cins, çeşit ve vasfını belirten adlandırmalar olduğu ve esas unsur konumunda olduğunu, bu nedenle 7/1-c bendine aykırılık teşkil ettiği ve herkes tarafından kullanılan ibarelerin 7/1-b bendi uyarınca tescilinin mümkün olmadığını bu nedenle enstitü kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Mahkemece deliller toplanmış ve konu hukuki değerlendirmeyi gerektirmesi ve bilirkişi incelemesine gerek- olmamasına rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemece E. Ö. A. 10.05.2001 tarihinde bilirkişi olarak seçilmiştir. Davalı vekili bilirkişinin kimliğini öğrenmesinden ve yasal süresi geçildikten sonra rapor aleyhine gelmesinden sonra 05.11.2001 tarihli dilekçesi ile bilirkişinin reddini talep etmiştir. Yasal süresinden sonra yapılan red talebi yerinde görülmemiştir. Davacı yeril oluşturulacak bir heyet aracılığı ile bilirkişi incelemesini talep etmiştir. Bilirkişinin görüşü mahkemece belirlenen hukuki değerlendirmeye uygun olması nedeni ile yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir.
Davacı Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin kendisine bu ismi verdiğini çelişki oluşturduğunu ileri sürmektedir. Domain name (alan adı) verilmesinde temel prensip bir alan adının sadece ilk başvuran diğer bir ifade ile adını ilk tescil ettiren kişi tarafından kullanılabileceği, bir kişinin birden fazla, alan adına sahip olmasının mümkün olduğu ve genellikle de ilk gelen alır prensibinin uygulandığı (first come, first served) kuralının uygulandığı bir konuda adını tescil ettirmiştir. Alan adlarının verilmesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi diğer ülkelerdekinin aksine tescil talebi ile ilgili bir takım şartlar getirmiş domain name ile ilgili izlenen politikalar, yöntemler ve kurallar altında bir düzenleme getirmiştir. Ancak bu konuda henüz yasal bir düzenleme bulunmamasına rağmen Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin bir, boşluk doldurduğu, görülmektedir. (Füsun Nomer internet alan1 adı... Hayri Domaniç'e armağan cilt:1, sayfa 395 vd.) Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin davacıya bu ismi vermesi ona ancak internet alanında bir hak sağlamakta fakat 556 sayılı kanun hükmünde kararname uyarınca kazanılmış bir hak vermemektedir.
Ticaret ve net kelimelerinin herkes tarafından kullanılan ibareler olduğu, iki ismin birleştirilmesinden oluşan kelimenin ayırt edici bir nitelik teşkil etmediği, bu durumda 7/1-a, l/c bentleri uyarınca tek başına ve esas unsur olarak üzerlerinde kullanılacak mal ve hizmetin cinsini ve vasfını belirtir ibarenin marka olarak tescil edilemeyeceği hükmüne uygun olarak enstitü tarafından reddedildiği, davacımın bu markaya 3-4 yıl önce bir kez kullanmış olmasının ve 1999 yılı başından itibaren kullanılmaya başlanmasının başvuru tarihi itibari ile 7/son fıkrasının da uygulanmasını gerektiren bir durum oluşturmadığından enstitünün red kararı vermesi yerinde olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi internet ibaresine eklenen world ibaresinin ayırt edici nitelik oluşturmadığı ve tescil edilemeyeceğini 13.12.1999 tarih ve 8352/10225 sayılı kararı ile karar vermiş yine benzer şekilde enteraktif ibaresinin de tescil edilemeyeceğini 13.4.2000 tarih 9575/2998 sayılı kararı ile karar vermiş bulunmaktadır. (Özet karton) Davacının tescilini istediği markanın yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarına konu olan başvurulardan bir farkı bulunmamaktadır. Bu durumda enstitü tarafından verilen red kararı yerindedir. O halde davanın reddi gerekir.
Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın reddine,
2- 3.240.000 TL red harcı peşin alındığından yeniden taktirine yer olmadığına,
3- Davalı vekili için 67.500.000 TL maktu vekalet ücreti ile davalı tarafından yapılan 5.000.000.TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına dair,
Temyizi kabul olmak üzere oybirliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13.12.2001
Full & Egal Universal Law Academy