(6762 S. K. m. 416)
Davacı vekili, müvekkilinin davalı A.Ş. nin ortağı olan M... D....den 20.10.2000 tarihli Noter Sözleşmesi ile 1.600.000 adet payı bedelini ödeyerek devraldığını, devredenin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle devir işlemlerini yapacağına güvenip yönetim kuruluna başvuruda bulunmadığını, devredenin 28.06.2001 de ölümü üzerine pay devir işlemlerinin yapılmadığını öğrendiklerini, yönetim kuruluna yaptıkları başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilin devralmış olduğu 1.600.000 adet payın müvekkili adına devredildiğinin kabulü ile ortaklar pay defterine işlenmesi ve Ticaret Sicili ne tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ana sözleşme uyarınca pay devrinin her koşulda yönetim kurulunun iznine tabi olduğunu, bu iznin alınmadığı gibi, devredenin ölümüne kadar devirden söz edilmediğini, geçersiz olan devri kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, davalı şirket yönetim kurulu, ana sözleşmedeki izin şartına uyulmadığından tescili kabul etmemiş ise de, böyle bir karar verirken sebep göstermesi gerektiği ve keyfi davranamayacağı, ret gerekçesinin yerinde bulunmadığı, çünkü davacının pay devredenin torunu olup, şirket ortaklarından L.P nın oğlu ve diğer ortakların yeğeni ve torunu olması nedeni ile aile şirketi niteliğinde herhangi bir değişiklik olmayacağı, şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı ve 2. büyük ortağı olan devredenin devri yaparken bu devrin şirketin zararına olmadığını düşündüğü, payın bedelsiz devredildiğinin iddia edilmesi halinde bunun miras hükümlerine göre açılacak ayrı bir dava konusu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 1.600.000 payın şirketler pay defterine işlenmesine ve Ticaret Sicili ne tescil edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket pay devrinin tescili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortaklarından M.D. den noter satış sözleşmesi ile satın aldığı davalı şirkete ait nama yazılı payların şirket pay defterine kaydı ve Ticaret Sicili ne tescili isteminde bulunmuş, davalı vekili, ana sözleşme uyarınca pay devrinin her koşulda yönetim kurulunun iznine tabi olduğunu bu izin alınmadığından devir işleminin geçersiz olduğunu savunmuştur. Mahkemece, yönetim kurulunun tescil istemini ret gerekçesinin yerinde olmadığı, çünkü davacının payı devredenin torunu olup, aile şirketi niteliğinin bozulmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TTK. nun 416/1nci maddesi hükmünde "Nama yazılı hisse senetleri esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devir olunabileceği" öngörülmüştür. Davalı şirket ana sözleşmesinin 6ncı maddesinden pay senetlerinin nama yazılı olduğu anlaşılmakta olup, esasen bu konuda bir çekişme olmadığı gibi, ana sözleşmenin 13.11.1987 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan değişik 6. Ek-1 maddesinde "Şirket hisse senetlerinin şirket ortaklarına veya şirket ortakları dışındaki kişilere bedelli veya bedelsiz devri şirket yönetim kurulunun iznine tabidir. Aksi halde bu devir hükümsüzdür." hükmünün yer aldığı ve bu hükümden devrin yönetim kurulunun iznine bağlanması nedeninin aile şirketi yapısı ile ilgili olmadığı gibi devir sırasında izin için yönetim kuruluna başvurulmamış olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece, davanın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın 09.04.2002 tarihinde oybirliği ile BOZULMASINA karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy