(1086 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.9.2001 tarih ve 2000/1395-2001/1343 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Murat Akman vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın %100 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.398.868.000.TL.nın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, hasar miktarına göre, davanın kısmen kabulü ile 2.300.425.428.TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı M. Akman vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Davalı M. Akman'ın temyizi yönünden yapılan incelemede, mümeyyiz davalı cevap dilekçesinde kazanın kaza tespit tutanağında belirtilen şekilde olmadığını savunarak ceza dosyası ve tanık deliline dayanmıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde de kaza tespit tutanağında yer alan krokinin kusur oranının tespitine yeterli olmadığı açıklanmıştır. O halde mahkemece, taraf delillerinin toplanarak yapılacak inceleme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
2-Bunun yanında, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı M. Akman tarafından temyiz edilmiş olup, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmeden önce, davacı vekili, kendisine tebligat yapılamayan davalı F. Karaduman hakkındaki davasından feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur. H.U.M.K.nun 95.maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi vekilin feragat hakkında yetkisi olup olmadığı ve feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M. Akman'ın temyiz itirazlarının kabulüne, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davadan feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy