(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2001 gün ve 2000/283-2001/669 sayılı kararı bozan Daire'nin 08.03.2002 gün ve 2001/10226-2002/2408 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatif üyeliğinden haksız yere çıkarıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin verdiği, davanın kabulüne dair karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.03.2002 gün ve 10226-2408 sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiş ve bu karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı, davalı kooperatif yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edilmiş, bu karar davacıya 12.8.1999 da tebliğ edilmiş, davacı bu karara karşı genel kurul nezdinde itiraz etmiş ve 20.11.1999 tarihli genel kurulda davacı itirazı görüşülerek kooperatiften ihracına karar verilmiştir. Dairemiz bozma kararında bu genel kurul kararının tebliğ tarihinin araştırılması ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin saptanması gerektiği belirtilmiş ise de, dosyadaki 25.2.2000 tarihli kooperatif yazısı ile söz konusu genel kurulda alınan kararın davacıya bildirildiği ve davanın bu tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre dolmadan 3.4.2000 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kooperatif genel kurul kararının davacıya bu tarihten önce bildirildiğini herhangi bir şekilde savunmamakta ve savunmasını genel kurul öncesi alınan yönetim kurulu kararının tebliğinden itibaren hak düşürücü sürenin geçtiği tezine dayandırmaktadır. Oysa, yönetim kurulu kararına karşı genel kurula itiraz edildiğine göre, artık hak düşürücü sürenin şahsi nitelikteki genel kurul kararının tebliğinden itibaren gözetilmesi gerekmektedir. Dosyadaki itiraza uğramayan ve aksi ispatlanmayan bilgi ve belgelere göre bu sürenin geçmediği anlaşıldığından ve uyarılar ödeme süreleri yönünden usulsüz olduğundan ihraç kararı dayanaksız kaldığından, ihraç kararının iptaline dair mahkeme kararı yerindedir. Bu nedenle Dairemizin 18.3.2002 gün ve 10226-2408 sayılı kararının kaldırılarak mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.3.2002 gün ve 10226-2408 sayılı kararının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, önceki temyizden dolayı aşağıda yazılı bakiye 1.720.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy