(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2001 tarih ve 2001/208-879 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya tam kusurlu biçimde çarparak, ( 2.256.800.113 ) TL. tutarında hasar meydana getirdiğini, davalı trafik sigortacısından ve davalı Rıza'dan yapılan tahsilatların mahsubu ile bakiye ( 1.026.800.000 ) TL.nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve itibar edilen bilirkişi raporuna nazaran, ( 788.102.933 ) TL.nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı şirket nezdinde kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, sigortalı araçta oluşan hasarı sigortalısına ödeyen davacının,TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açmış olduğu rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kararın gerekçe bölümünde alınan 1.8.2001 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği ve bu raporda belirlenen gerçek zarar ve kusur nispetine göre, yapılan ödemeler de dikkate alındığında, davacının herhangi bir alacağının kalmadığının belirlenmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yapılan ödemeler tamamen gözardı edilerek, davalı araç sürücüsünün 3/8 oranında kusur oranına isabet eden 788.102.933 TL'nin hüküm altına alınması ve bu suretle aynı zamanda HUMK'nun 388 v.d. maddelerine aykırı biçimde, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy