(2004 S. K. m. 67) (2918 S. K. m. 107) (6762 S. K. m. 1269)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.03.2002 tarih ve 2001/722-2002/319 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde trafik poliçesiyle sigortalı aracın alkollü sürücü idaresinde iken yaptığı kaza nedeniyle zarar gören 3. şahsa yapılan ödemenin davalı sigortalıdan tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran davalı kabulü ile davalının takibe yapılmış olduğu itirazın 359.519.500-lira asıl alacak, 325.882.241-lira birikmiş faiz için iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 4/d. maddesinde "tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olayı yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa" işletene rücu edebileceği belirtilmiştir.Bu nedenle, sürücünün alkollü olmasının doğrudan doğruya sonuca etkisi yoktur.
Bu durumda mahkemece, nöroloji uzmanı bir hekim, trafik uzmanı ve hukukçu kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, olayın meydana geliş şekli itibariyle bu kaza ve hasarın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisi altında ileri gelip gelmediği tespit ettirilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönler gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy