(1086 S. K. m. 288, 290) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 6.3.2002 tarih ve 1999/26-2002/75 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 24.11.1997 tarihli sözleşmeden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, sözleşmenin yapıldığı 24.11.1997 tarihinden 5.1.1998 tarihine kadar taşıma işini yaptığı ve bu tarihten sonra taşıma işini yapmadığı, davalının sözleşmeyi haksız olarak fesh etmediği, işi davacının terk ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işinden imtina etmediğini, davalı tarafından iş verilmeyerek, davalının akdi ihlal ettiğini iddia etmiştir. Davalı vekili ise, davacı taşıyıcının sebepsiz yere taşımayı bıraktığını savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan 24.11.1997 tarihli taşıma sözleşmesinde, davacı taşıyıcının uyması gereken taşıma programı ile davalı tarafından ödenecek ücret konusunda açıkça düzenleme yapılmıştır. Taşıma işinin sebepsiz yere bırakıldığını, sözleşmede yazılı programa uyulmadığını kanıtlama yükü, davalı taraftadır. Davalı, iddiasını kanıtlamak için 06.01.1998 tarihli tutanak ve tanık beyanlarına dayanmıştır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğundan ve davalının tanık dinletmesine davacı vekili rıza göstermediğinden, davacının akdi ihlal ettiği hususunun, HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delil ile kanıtlanması gerekmektedir. Davalı tarafından tutulan 06.01.1998 tarihli tutanak da, davalı savunmasını kanıtlamak için yeterli değildir. Mahkemece, açıklanan yasal düzenlemeler, mevcut deliller ve 15.06.2000 tarihli oturumda dinlenilen davalı şirket ortağının beyanı da dikkate alınarak, akdin kimin tarafından ihlal edildiğinin değerlendirilmesi gerekirken, tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy