(1163 S. K. m. 51, 53) (818 S. K. m. 18)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2001 tarih ve 2000/611-2001/893 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin davalı birliğin üyesi olduğunu, üst birliğin müvekkili kooperatifi borcu kalmadığından ibra ettiği halde 30.06.2000 tarihli genel kurulda birliğe üye ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirildiğini, ana sözleşmeye göre ek ödeme niteliğindeki kararın ortak sayısının 3/4 ünün oylarıyla alınmadığını ileri sürerek, gündemin 7. maddesinde alınan kararın yeterli nisabı sağlamaması nedeniyle tamamen, ibraname karşısında geçersiz olması nedeniyle müvekkili açısından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulun ana sözleşmeye uygun oy çokluğu ile karar aldığını, 7. maddede alınan kararın ek ödeme niteliği taşımadığını, verilen ibranamenin önceki genel kurulda alınan kararların yerine getirildiğine ilişkin olduğunu, müvekkilinin gelecekte vereceği hizmetleri kapsamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, birlik ana sözleşmesine göre, ağırlaştırılmış karar nisabı tartışmasına girilmesine gerek olmaksızın, normal karar nisabı için dahi yeterli oy bulunmadan karar alındığı, bu açıdan gündemin 7. maddesindeki kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, iptale konu gündemin 7 nci maddesinde alınan kararın ek ödeme niteliğinde olmadığı bu yüzden kararın normal nisapla alınması gerektiği ancak hazırun cetvelinde imzası bulunan 28 temsilcinin salt çoğunluğu olan 15 kabul oyu bulunması gerekirken 12 kabul oyu ile alınan kararın yok hükmünde olduğu belirtilmiştir. Birlik Ana sözleşmesinin 33 ncü maddesinde yer alan "kararlar hazır bulunan temsilcilerin çokluğu ile verilir" hükmü, anılan maddenin bütünü BK.nun 18 nci maddesi hükmü gereğince yorumlandığında ağırlaştırılmış nisap getirme amacıyla konulmamış olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Hazırun cetveli, genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile tasdik imkanı veren bir belgedir, hazırun cetvelinde imzası bulunanlara toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal veya sözleşmeye dayalı bir düzenleme mevcut değildir. Yasa ve ana sözleşmede belirlenen toplantı nisabını etkilememek kaydıyla (somut olayda etkilemediği görülmektedir.) toplantıya katılan temsilcilerin bir bölümünün genel kuruldan ayrılması mümkün bulunduğundan iptale konu gündem maddesi görüşülürken hazır bulunan 21 ortağın salt çoğunluğunun karar nisabında esas alınması gerektiği halde yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy