(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 4. Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2001 tarih ve 2001/81-2001/1157 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.04.2002 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sürücüsü bulunduğu aracı davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın çarpması sonucu aracın hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın 5/8 oranında kusurlu bulunduğunu, bu kusur oranına tekabül eden 500 milyon liranın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ……. Sigorta vekili, dava açanın kazaya karışan aracın maliki olmayıp sürücüsü olduğunu bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmadığını, hasar miktarını da, kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tarafların sunduğu kanıtlara göre, araç malikinin sürücüye rücu hakkı bulunduğu ve araç malikinin şimdiye kadar davalılar hakkında dava açmadığının anlaşıldığı, davalı sürücünün kazada 5/8 oranında kusurlu olup, bu kusur oranına 500 milyon liranın tekabül ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kaza tarihinden sonra davacının eşinin kazaya karışan aracının mülkiyetini devralmış bulunmasına göre, davacı sürücünün zarar sorumlularına karşı kusurları oranında tazminat davası açmasında bir usulsüzlük bulunmadığından davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretini alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 20.250.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)